190. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
190. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
﴿١٩٠﴾
Şüphesiz bunda, bir ibret vardır. Öyle iken çoğu imana gelmediler.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
İşte bu olayda da bir ayet/ ibret vardır. Buna rağmen onların çoğu mümin değillerdir.
Şüphesiz Şuayb -aleyhisselam-'ın kavminin helak edilmesini anlatan bu kıssada ibret alanlar için bir öğüt vardır. Buna rağmen onların çoğu Mümin değillerdir.
Doğrusu bunda büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.
Doğrusu almak isteyenler için bunda büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.
Doğrusu bunda, (onlara yaptığımız bu helâk işinde), kendilerinden sonra gelenler için büyük bir ibret var, öyle iken çoğu mümin olmadı.
Dogrusu bunda bir ders vardir. Fakat cogu inanmamistir.
Bunda elbette bir öğüt ve ibret vardır. Zaten onların çoğu mü’min değildi.
Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır. Ama çokları iman etmiş değillerdir.
Şübhesiz bunda mutlak bir âyet vardır. (Fakat) onların çoğu îman ediciler değildir.
Şübhesiz ki bunda apaçık bir ibret vardır. Fakat onların çoğu îmân etmiş kimseler değildir.
Muhakkak ki bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu mü’minler olmadı.
Muhakkak ki, bunda elbette bir ibret vardır. Halbuki, onların ekserisi mü’min kimseler olmadı.
Kuşku yok ki, bu olaydan alınacak dersler vardır. Onların çoğunluğu inanmamış kimselerdi.
Elbette bunda alınacak ibret vardır. Fakat onların ekserisi ders alıp da iman etmezler.