149. "Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."
149. "Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."
﴿١٤٩﴾
Bir de dağlardan sevinçli, sevinçli şımarık bir tutumla evler yontuyorsunuz. Âyet-i kerîme’de geçen “ferihine ” lâfzı bir kırâatta “ fârihine-keyifli olarak, mânâsında- şeklindedir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Dağları oyup, ustalıkla evler yapıyorsunuz.
"Bir de içinde oturmak için dağları ustalıkla yontup evler yapıyorsunuz."
(Böyle sanıp) dağlardan ustaca evler yontuyorsunuz (oyup yapıyorsunuz).
Siz burada, bahçelerin, pınarların içinde; ekinlerin, meyveleri uç vermiş hurma ağaçlarının arasında güven içinde bırakılacağınızı ve dağlardan ustaca evler oyup yapmaya devam edebileceğinizi mi sanıyorsunuz?
Bir de dağlardan (taşlarından) neşe ve zevkle evler yontuyorsunuz.
(142-15) 2 Kardesleri Salih onlara: «Allah’a karsi gelmekten sakinmaz misiniz? Dogrusu ben size gonderilmis guvenilir bir elciyim; artik Allah’tan sakinin ve bana itaat edin. Ben buna karsi sizden bir ucret istemiyorum; benim ecrim ancak alemlerin Rabbine aittir. Burada bahcelerde, pinar baslarinda, ekinler, salkimlari sarkmis hurmaliklar arasinda guven icinde birakilir misiniz? Daglarda ustalikla evler oyar misiniz? Artik Allah’tan sakinin, bana itaat edin. Yeryuzunu islah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin» dedi.
Dağlardan da ustaca sayılacak şekilde (fakat) şımarıkça evler yontuyorsunuz : (Bunun böyle devam edeceğini mi sanıyorsunuz ? Hayır aldanıyorsunuz).
Ki bir de dağlardan keyifli keyifli kâşâneler oyuyorsunuz.»
«Dağlardan şımarık şımarık evler yontuyorsunuz».
`(Kendi hâline bırakılacağını zanneden) şımarık kimseler olarak dağlardan evleryontuyorsunuz.`
Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız?
«Ve dağlardan hazıkâne bir halde evler yontuyorsunuz?»
Dağları maharetle oyup alımlı köşkler yapıyorsunuz?
Böyle düşündüğünüz için mi dağlarda ince bir sanat eseri lüks villalar yontuyorsunuz?