13. "Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Hârûn'a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap)."
13. "Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Hârûn'a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap)."
﴿١٣﴾
Benim de onların beni tekzip etmelerinden göğsüm daralır. Dilim ondaki pelteklik sebebiyle risaleti eda ederken açılmaz. Onun için kardeşim Harun’a da benimle birlikte peygamberlik ver!
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Göğsüm daralır, dilim açılmaz. Onun için Harun’a da (vahiy) gönder.
Beni yalanlamalarından dolayı göğsüm daralır, dilim tutulup konuşamaz hale gelirim. Benimle beraber olup bana yardımcı olması için Cebrail -aleyhisselam-'ı kardeşim Harun'a da gönder.
(Bu durumda) içim daralır, dilim dönmez; onun için Harun'a da elçilik ver.
Göğsüm daralıyor, dilim dolaşıyor; onun için bu elçilik görevini Hârûn’a yükle.
Hem (beni tekzib etmelerinden) canım sıkılır, dilim açılmaz. Onun için Hârun’a da peygamberlik ver (ve onu tebliğ için bana arkadaş yap).
(12-14) Musa: «Rabbim! Dogrusu beni yalanlamalarindan korkuyorum; gogsum daraliyor, dilim acilmiyor. Onun icin Harun’a da elcilik ver. Onlarin bana isnat ettikleri bir suc da vardir. Beni oldurmelerinden korkuyorum» demisti.
Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun’a da peygamberlik gönder.
«Ve göğsüm daralır, dilim dönmez, onun için Harun’a da elçilik ver.»
«Benim de göğsüm daralır, dilim açılmaz. Onun için Hâruuna (Cebrâili) gönder (ona da peygamberlik ver)».
`Ve göğsüm daralır, dilim açılmaz; onun için (bana yardımcı olmak üzere)Hârûn`a da peygamberlik ver!`
Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Bunun için Harun’a da elçilik ver.
(12-13) Dedi ki: «Yarabbi! Şüphe yok ki, beni tekzîp edeceklerinden korkarım. Ve göğsüm daralır ve dilim açılmaz, artık Harun’a da risâlet ver.»
Bu yüzden canım sıkılır ve öfkemden dilim tutulur. Onun için Harun’a da peygamberlik görevi ver.
(12-13) "Ya Rabbî" dedi, "Korkarım ki beni yalancı sayarlar, benim de göğsüm daralır, dilim tutulur. Onun için Harun’a da risalet ver!"