19. "(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin."
19. "(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin."
﴿١٩﴾
O yaptığın işi de yaptın -Kastedilen iş, Kıpti'yi öldürmesidir- o hâlde sen nankörlerdensin, seni yetiştirmek ve zor işlerde çalıştırmamak suretiyle sana olan nimetimi inkâr edenlerdensin“ dedi.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sonunda o yaptığın (cinayeti) yaptın, Sen nankörün birisin!
"Sen kavminden bir adama yardım edip Kıptî'yi öldürdüğün zaman büyük bir suç işledin ve sen, sana yaptığım iyiliklerime karşı nankörlük edenlerdensin."
Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!
Sonunda yapacağını yaptın. Sen nankörün birisin!”
O yaptığın işi (Kıptî’yi öldürmeyi) de sen işledin; sen nankörlerdensin."
(18-19) Firavun Musa’ya: «Biz seni cocukken yanimiza alip buyutmedik mi? Hayatinin bircok yillarini aramizda gecirmedin mi? Sonunda yapacagni da yaptin. Sen nankorun birisin» dedi.
Yapmak istediğini yaptın ve sen (cidden) nankörlerdensin,» dedi.
«Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!»
«O yapdığın fi’li de sen işledin. Sen nankörlerdensin».
`Sonunda o yaptığın işi de yaptın; o hâlde sen nankörlerdensin!`
Ve yapacağın işi de yaptın. Sen nankörlerdensin.
«Ve o yaptığın fiilini yapıverdin. O halde sen nankörlerdensin.»
Sonunda o ağır suçu işledin. Sen o sırada bir kafirdin.
"Sonunda da bildiğin o işi yapmıştın. Sen doğrusu nankörün tekisin!"