102. Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.
102. Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.
﴿١٠٢﴾
Bari bizim için dünyaya bir kere dönüş olsa da mü'minlerden olsak!“ Burada”lev “ Temenni için olup “Neküne “onun cevabıdır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ah keşke bizim için (dünyaya) bir dönüş daha olsa da, müminlerden olsak!
"Ah! Keşke bizim için dünyaya dönüş olsaydı da, Allah Teâlâ'ya iman edenlerden olsaydık."
Ah keşke bizim için (dünyaya) bir dönüş daha olsa da, müminlerden olsak!
Ah keşke bizim için bir dönüş daha olsa da müminlerden olsak!”
Bari bizim için geriye bir dönüş olsaydı da müminlerden olsak."
(96-102) Orada putlariyla cekiserek: «Vallahi biz apacik bir sapiklikta idik; cunku biz sizi alemlerin Rabbine esit tutmustuk; bizi saptiranlar ancak suclulardir; simdi sefaatcimiz, yakin bir dostumuz yoktur; keski geriye bir donusumuz olsa da inananlardan olsak derler.
Ah! Eğer bir defa daha (Dünya’ya) dönüşümüz olsaydı elbette mü’minlerden olurduk.
«Ah keşke (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de, müminlerden olabilseydik.»
«Bizim için hakıykaten bir geri dönüş olsaydı da biz de mü’minlerden olsaydık».
`Buna rağmen ah keşke, bizim için hakikaten (dünyaya) bir (dönüş) daha olsa da mü`minlerden olsak!`
Keşki bizim için geri dönüş olsa da, mü’minlerden olsak.
«İmdi bizim için bir kere (geriye) dönüş olsa idi de artık mü’minlerden olsa idik.»
Ah keşki, bir daha dünyaya dönebilsek de mü’minlerden olsak.
(96-102) Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler "Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz!" "Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu." "Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz!" "Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık!"