157. Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.
157. Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.
﴿١٥٧﴾
Derken o deveyi kestiler. Yani onu, tamamının rızasıyla onlardan birisi kesti. Ama onu kestiklerine pişman oldular.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Buna rağmen kestiler sonra da pişman oldular.
Dişi deveyi kesmek üzere ittifak etmişlerdi. İçlerinden en kötüsü deveyi kesti. Sonra da azaptan kurtulmanın imkânsız olduğunu ve mutlak azabın kendilerine ineceğini öğrendiklerinde yaptıklarına pişman oldular. Fakat azabın görünmesi sırasında olan pişmanlık sahibine fayda vermez.
Buna rağmen onlar deveyi kestiler; ama pişman da oldular.
Buna rağmen onlar deveyi kestiler, ama yaptıklarına pişman oldular; çünkü onları azap yakaladı. Doğrusu bunda büyük bir ders vardır ama çokları iman etmezler.
Derken o deveyi kestiler, fakat pişman oldular.
Onlar ise deveyi kestiler; ama pisman da oldular.
Buna rağmen onlar o deveyi (bacaklarına) vurup devirdiler, (inatla onu) kestiler. (Sonra da) pişmanlık duyarak sabahladılar.
Derken onu kestiler; fakat pişman da oldular.
Derken onu kesdiler. Fakat peşîman oldular.
Derken onu kestiler; bunun üzerine (yaptıklarından) pişmanlık duyan kimseler oldular.
Onlar ise onu kestiler de pişman oldular.
Derken onu boğazladılar, sonra pişman olarak sabahladılar.
Buna rağmen devenin ayaklarını keserek onu cansız yere devirdiler. Fakat hemen pişman oldular.
Derken, deveyi boğazladılar, ama çok geçmeden yaptıklarına pişman oldular.