98. Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en alçak kimseler kıldık.
98. Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en alçak kimseler kıldık.
﴿٩٨﴾
Böylece ona kendisini yok etmesi için ateşe atmak suretiyle bir tuzak kurmak istediler. Biz kendilerini daha sefil (ve) mağlup kimseler kıldık, İbrâhîm (aleyhisselâm) ise ateşten sağ salim olarak çıktı.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ona tuzak kurmak istediler. Ama biz onları alçalttık.
İbrahim'in kavmi, İbrahim hakkında kötülük yapmayı düşünüp onu öldürerek ondan kurtulmayı istedi. Biz, ateşi ona serin ve zararsız kıldığımız zamanda onları en çok hüsrana uğrayanlardan kıldık.
Böylece ona bir tuzak kurmayı istediler. Fakat biz onları alçaklardan kıldık.
Böylece onu engellemek için bir plan kurdular; ama biz onları alta düşürdük.
Ona böyle bir tuzak kurmak istediler. Biz de tuttuk onları çok alçak duruma düşürdük.
Ona duzen kurmak istediler, ama Biz onlari altettik.
Böylece Ona bir tuzak kurmayı plânladılar. Biz de onları alaşağı edip daha da alçalttık.
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düşürdük.
Bunun üzerine ona bir tuzak kurmak arzu etdiler. Biz ise (Bil’akis) kendilerini (zeliller ve) sefiller etdik.
Böylece ona tuzak kurmak istediler, fakat onları en alçak kimseler kıldık.
Ona hile yapmak istediler. Biz de onları en aşağılar kıldık.
Onun için böyle bir hile dilediler. Artık Biz de onları pek sefil kimseler kıldık.
İbrahim’e bir tuzak kurmak istediler, biz de onların tuzaklarını boşa çıkardık, onları alçalttık.
Ona tuzak hazırlamak istediler, ama Biz heveslerini kursaklarında bıraktık. Asıl kendilerini perişan ettik.