17. "Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"
17. "Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"
﴿١٧﴾
Evvelki atalarımızda mı? ” dediler. Âyet-i kerîme’de geçen “Eve-Abaüna" "Vav"ın sükûnu ile okunup "ev" ile atıf yapılmıştır. Yine Vav'ın fethasiyle okunup hemze istifham için olup vav ile atıf yapılmıştır. Ma'tuf unaleyh ise "Inne" ve isminin mahallidir. Veya "le me'busün" kelimesindeki zamirdir. Aralarını ayıran ise istifham hemzesidir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Veya önceki atalarımız mı?
Bizden önce ölen atalarımız da mı diriltilecekler?
«İlk atalarımızda mı (diriltilecek)?»
Geçmişteki atalarımız da mı?”
Evvelki atalarımızda mı? (yine dediler).
(15-17) «Bu apacik bir sihirdir; oldugumuz, toprak ve kemik oldugumuz zaman, onceki babalarimiz yahut biz mi dirilecegiz?» derler.
Ya önceki dede ve babalarımız da mı ?..
«Önceki atalarımız da mı?»
«Evvelki atalarımız da mı?»
`Önceki atalarımız da mı?`
Veya önceki babalarımız mı?
(15-17) Ve dediler ki: «Bu, bir apaçık büyüden başka bir şey değildir. Ya bizler öldüğümüz ve bir toprak ve kemikler olduğumuz vakit mi, bizler mi muhakkak yeniden diriltilmiş olacağız? Yoksa bizim evvelki babalarımız da mı (öyle) diriltilecekler?
Bizden önceki atalarımızda mı dirilecek?
(14-17) Gerçeği gösteren bir delil veya bir mûcize görseler, başkalarını da onunla alay etmeye çağırır ve "Bu, derler, besbelli bir sihir! Demek biz öldükten, hem de çürümüş kemik ve toz toprak haline geldikten sonra, biz mi dirilecek mişiz! Gelmiş geçmiş babalarımız ve dedelerimiz de mi dirilecekler!"