115. Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
115. Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
﴿١١٥﴾
Ve hem kendilerini, hem kavimleri İsrâîl oğullarını o büyük sıkıntıdan Fir'avn'ın onları köle olarak kullanmasından kurtardık.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
O ikisini ve kavimlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.
Her ikisini ve kavimleri olan İsrailoğulları'nı Firavun'un onları köle edinmesinden ve denizde boğulmalarından kurtardık.
Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Onları ve kavimlerini büyük bir sıkıntıdan kurtardık.
Hem kendilerini, hem (kendilerine iman eden) kavimlerini o büyük felâketten, (suda boğulmaktan) kurtardık.
Ikisini ve milletlerini buyuk bir sikintidan kurtarmistik.
İkisini de, milletlerini de büyük bir sıkıntı ve üzüntüden kurtardık.
Hem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Hem onlar, hem kavmlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Onları ve kavimlerini, büyük sıkıntılardan, kölelik felâketinden kurtardık.
O ikisini de, kavimlerini de büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.
(114-115) Andolsun ki, Mûsa ve Harun üzerine de ihsanda bulunduk. Ve ikisini de ve kavimlerini de pek büyük bir gamdan kurtardık.
Onları ve kavimlerini büyük sıkıntılardan kurtardık.
Onları da, milletlerini de müthiş bir gaileden kurtardık.