56. Ona şöyle der: "Allah'a andolsun, neredeyse beni de helak edecektin."
56. Ona şöyle der: "Allah'a andolsun, neredeyse beni de helak edecektin."
﴿٥٦﴾
Kendi durumuna sevinerek ona “Vallahi, sen az daha beni de aldatarak helâk edecektin! Âyet-i kerîme’de geçen “ İn“ şeddeden tahfiflenmiştir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Allah’a yemin ederim ki, sen neredeyse beni de helak edecektin! der.
"Allah'a yemin olsun ki, sen beni küfretmeye ve ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr etmeye davet ederek neredeyse beni de cehenneme girmekle helak edecektin?" der.
«Yemin ederim ki, sen az daha beni de helâk edecektin. Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (cehenneme) getirilenlerden olurdum» dedi.
“Allah’a yemin ederim ki” der, “Neredeyse beni de mahvedecektin!
(Ona şöyle) der: "-Vallahi, doğrusu sen, az daha beni helâk edecektin.
Ona der ki: «Allah’a and olsun ki, az kalsin beni de mahvedecektin.»
«Allah’a yemin olsun ki, neredeyse beni de mahvedecektin,» der.
Ona şöyle der: «Allah’a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin.»
(Ve ona) dedi ki: «Allaha yemîn ederim, sen az kaldı beni de muhakkak helak edecekdin».
Dedi ki: `Allah`a yemîn olsun ki, (sen) nerede ise gerçekten beni (de) helâk edecektin!`
Dedi ki: Allah’a andolsun ki; az kaldı beni de mahvedecektin.
Der ki: «Vallahi sen az kaldı elbette beni helâk edecek idin.»
Ona der ki; «Yemin ederim ki, sen az daha beni helâk edecektin.
(54-57) "Şimdi ister misiniz onu size göstereyim?" Onlar da arzu edince, derhal bir tarama yapıp onu cehennemin tam ortasında bulur. "Vallahi, nerdeyse beni de düştüğün o helâke sürükleyecektin! Rabbimin hidâyet nimeti yetişmeseydi, eli kolu kelepçeli getirilip o azaba atılanlardan olacaktım!"