28. Şöyle derler: "Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz."
28. Şöyle derler: "Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz."
﴿٢٨﴾
Onlardan yardakçılar, öncülere, “siz bize sağdan size güven duyduğumuz taraftan gelirdiniz? “ Çünkü siz hak üzere olduğunuza yemin ettiğinizden size inandık ve peşinize takıldık. Yani siz bizi saptırdınız. “ derler.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Siz bize sağdan geliyordunuz, derler.
Tabi olanlar ileri gelenlere; "Ey büyüklerimiz! Siz, bizlere din ve hak yönünden geliyordunuz. Bizlere Allah'ı küfretmeyi, şirk koşmayı ve günah işlemeyi güzel göstermeye çalışıyordunuz. Bizleri, resullerin Allah katından getirdikleri haktan nefret ettiriyordunuz." dediler.
(Uyanlar, uydukları adamlara:) Siz bize sağdan gelirdiniz (sûreti haktan görünürdünüz) derler.
Derler ki: “Siz, evet siz, bize iyi niyetliymiş gibi görünerek gelirdiniz.”
(Yardakçılar, öncülerine şöyle) diyecekler: "- Siz, bize sağdan (en sağlam taraftan) gelirdiniz."
Ileri gelenlerine: «Dogrusu siz bize sureti hakdan gorunurdunuz» derler.
Siz bize sağ taraftan (dinî açıdan) geliyordunuz, derler.
Onlar: «Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz» derler.
«Hakıykat siz, derler, biz sağdan (suret-i hakdan) gelirdiniz».
(Tâbi` olanlar, elebaşlarına:) `Doğrusu siz, bize sağdan gelirdiniz (hayrımıza çalışır görünürdünüz)!` derler.
Ve derler ki: Doğrusu siz, bize sağdan gelirdiniz.
(Tâbi olanlar) Derler ki: «Şüphe yok, siz bize sağdan gelir olmuştunuz.»
«Doğrusu siz bize sağdan gelirdiniz» derler.
Tâbi olanlar önderlerine: "Siz, derler, bize (en çok önem verdiğimiz taraftan), sağ cihetten gelir, ısrarla size tâbi olmamızı isterdiniz?"