59. "Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz? Bize azap edilmeyecek miymiş?"
59. "Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz? Bize azap edilmeyecek miymiş?"
﴿٥٩﴾
Cennet ehli ise şöyle der: “Biz, dünyadaki ilk ölümümüzden başka bir daha ölecek ve azaba da uğratılacak değiliz.“ Âyet-i kerîme’deki istifham, yüce Allah'ın nimeti olan azâb görmemeyi konuşup, ebedi hayat nimeti ile lezzetlenme istifhamıdır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
İlk ölümümüzden başka. Biz, azaba da çarptırılmayacağız.
Dünya hayatındaki ilk ölümden sonra artık bir daha ölmeyeceğiz. Bilakis biz cennette ebedî kalacağız. Bizler kâfirler gibi azaba uğrayanlardan olmayacağız.
Birinci ölümümüz hariç, bir daha biz ölmeyecek ve bir daha azap görmeyecek değil miyiz? Şüphesiz bu, büyük kurtuluştur. Çalışanlar, böylesi bir kurtuluş için çalışsın.
Önceki ölümümüzden başka ölüm yok; azap da görmeyeceğiz.
Ve biz azaba uğratılacak da değiliz."
(58-59) «irinci olumden sonra bir daha olmeyecegiz degil mi? Azap da gormeyecegiz.»
(58-59) (Onlar artık o gün) biz birinci ölümümüzden başka bir daha ölmeyeceğiz ve biz azaba da uğratılmayacağız değil mi ? (Derler.)
(58-59) «Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?»
(58-59) «(Bak), biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek, biz azaba da uğratılmayacak değil miymişiz?»
(58-59) `Peki (nasılmış), biz (dünyada) ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek(Cennette ebedî olarak kalacak) ve biz (îmânımızdan dolayı) azab görmeyecek kimseler değil miymişiz?`
Ancak ilk ölümümüz müstesna, ve azablandırılmayacağız da.
«İlk ölümümüz müstesna ve biz azap görücüler de olmayacağız değil mi?»
İlk ölümümüzden başka ölüm yok ve biz azaba da uğramayacağız ha!
(58-61) Sonra cennetteki arkadaşlarına dönerek: "O ilk ölümümüzden sonra artık bize burada ölüm olmayacak değil mi, o azap bize hiç ulaşmayacak değil mi? Ne güzel! Şükürler olsun! İşte kurtuluş, işte büyük başarı diye buna derler. Çalışanlar, asıl, böyle bir başarı elde etmek için çalışsınlar!"