12. Hayır, sen (onların haline) şaştın onlar ise alay ediyorlar.
12. Hayır, sen (onların haline) şaştın onlar ise alay ediyorlar.
﴿١٢﴾
Belki sen onların seni yalanlamalarına şaştın, onlar ise bu taaccub edişinle alay ediyorlar. Âyet-i kerîme’de geçen “Bel" bir maksattan diğerine intikali ifade eden bir edattır. Buradaki maksat Peygamberimizin ve onlarındurumunu haber vermektir. Yine Âyet-i kerîme’de geçen “Acibte" "Ta"nın fethasiyle okunarak Peygamberimiz (aleyhi's-salâtü ve's-selâm)'e hitab edilmektedir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Belki sen buna hayret ediyorsun, onlar da alay ediyorlar.
Ey Muhammed! Belki sen Allah'ın kudretine ve yarattıklarının işlerini idare etmesine hayret ediyorsun. Aynı zamanda müşriklerin ölümden sonra tekrar dirilmeyi yalanlamalarına da hayret ediyorsun. Onlar kıyameti şiddetli bir şekilde yalanlamakta ve bu hususta senin söylediklerinle alay etmektedirler.
Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.
Doğrusu sen hayranlık duydun, onlarsa alay etmektedirler.
Doğrusu (Ey Rasûlüm, Allah’ın kudretini ve öldükten sonra dirileceklerini inkâr etmelerine) sen şaştın. Onlar ise, seninle (ve taaccüb edişinle) alay ediyorlar.
Evet; sen onlara sasiyorsun, onlar da seni alaya aliyorlar.
Ne var ki sen onlara (onların
Fakat sen onlara şaşıyorsun, ama onlar (seninle) eğleniyorlar.
Belki sen (Habîbim) teaccüb etdin. Onlar da (bu teaccübünden dolayı) eğlenirler,
(Ey Habîbim!) Bil`akis (sen, onların bu kadar delillere rağmen inkâr etmelerine)hayret ettin, hâlbuki (onlar senin anlattıklarınla) alay ediyorlar.
Hayır, sen; şaşırıp kaldın, onlarsa alay edip duruyorlar.
(12-14) Evet. Sen taaccüp ettin. Onlar ise istihzâda bulunurlar. Ve onlara nasihat verildiği zaman, düşünüp nasihat kabul etmezler. Ve bir mûcize gördükleri vakit de onunla istihzâ eder dururlar.
Ey Muhammed! Evet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seninle alay ediyorlar.
Ne var ki sen onların haşri inkâr etmelerine şaşırıyorsun, onlar ise seninle alay ederler.