76. Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
76. Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
﴿٧٦﴾
Biz, hem onu, hem ehlini o büyük sıkıntıdan boğulmaktan kurtardık.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onu ve ailesini, o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Şüphesiz onu, ailesini ve onunla birlikte olan Müminleri kavminin eziyetinden ve kavminin kâfir olanlarına gönderilen büyük tufanda boğulmaktan kurtarmıştık.
Kendisini ve ailesini büyük felâketten kurtardık.
Nitekim kendisini ve ailesini o büyük felâketten kurtardık.
Biz, hem onu, hem ehlini (kendisine iman edenleri) o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Onu ve ailesini buyuk sikintidan kurtarmistik.
Biz, onu da, aile ve dostlarını da o büyük sıkıntı ve üzüntüden kurtardık.
Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Biz hem onu, hem ehlini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Çünki (biz) onu ve ehlini o büyük felâketten kurtardık.
Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Ve O’nu ve ehlini o pek büyük gamdan kurtardık.
Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Onu, ailesini ve yanındaki müminleri o müthiş felaketten kurtardık.