114. Andolsun, biz Mûsâ'ya ve Hârûn'a da lütufta bulunduk.
114. Andolsun, biz Mûsâ'ya ve Hârûn'a da lütufta bulunduk.
﴿١١٤﴾
Yemin olsun! Biz, Mûsa ile Harun'a da peygamberlik vermekle ihsanda bulunduk.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Musa ve Harun’a da lütufda bulunmuştuk.
Ant olsun, biz Musa ve kardeşi Harun'a peygamberlik vermekle lütufta bulunduk.
Andolsun biz Musa'ya da Harun'a da nimetler verdik.
Mûsâ ve Hârûn’a da lütuflarda bulunmuştuk.
Gerçekten biz, Mûsa ile Harûn’u da (peygamberlikle) nimetlendirdik.
And olsun ki Musa ve Harun’a da iyilikte bulunmustuk.
And olsun ki, biz, Musâ İle Harun’a (peygamberliğin) bereketli nîmetini verdik.
Andolsun ki biz Musa ile Harun’a da nimetler verdik.
Andolsun biz Muusâya da, Hâruuna da nimetler verdik.
Celâlim hakkı için, Mûsâ ve Hârûn`a da ihsanda bulunduk!
Andolsun ki; Musa ve Harun’a da lutuf da bulunmuştuk.
(114-115) Andolsun ki, Mûsa ve Harun üzerine de ihsanda bulunduk. Ve ikisini de ve kavimlerini de pek büyük bir gamdan kurtardık.
Andolsun Musa’ya ve Harun’a da lütuflarda bulunduk.
Biz Mûsa ile Harun’a da nübüvvet vererek ihsanda bulunduk.
Aynı konudaki âyetler: Bakara 54, Bakara 93, Bakara 246, Bakara 248, Nisâ 153