3. Bırak onları yesinler (içsinler), yararlansınlar; emelleri onları oyalayadursun. İleride (gerçeği) bilecekler.
3. Bırak onları yesinler (içsinler), yararlansınlar; emelleri onları oyalayadursun. İleride (gerçeği) bilecekler.
﴿٣﴾
Bırak onları Ey Resûlüm Muhammed! kâfirleri (kendi hallerine) terk et ki, yesinler, dünyaları ile zevk etsinler. Ömürlerinin uzun olacağına ve benzeri konulara dair emel kendilerini îman etmekten meşgul ede dursun sonlarının ne olacağını yakında bilecekler. Bu emir, onlarla savaşmakla emrolunmadan önce idi. (Daha sonra kılıç Âyet-i ile neshedildi-Çeviren)
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onları bırak! Yesinler, eğlensinler, beklentileri onları oyalasın. Nasıl olsa öğrenecekler.
-Ey Peygamber!- O yalanlayanları bırak da hayvanlar gibi yesinler, geçici dünya lezzetlerinden faydalansınlar. Uzun emelleri onları iman ve salih amellerden alıkoysun. Onlar, kıyamet günü Allah’ın huzuruna çıktıkları zaman içinde bulundukları hüsranı öğrenecekler.
Onları bırak; yesinler, eğlensinler ve boş ümit onları oyalayadursun. (Kötü sonucu) yakında bilecekler!
Bırak onları; yesinler, yararlansınlar, boş ümit oyalasın onları; yakında bilecekler!
Ey Rasûlüm) o kâfirleri bırak yesinler, dünyalıkları ile zevk etsinler; emel kendilerini oyalaya dursun, sonra (başlarına gelecek musibeti) bilecekler.
Birak onlari yesinler, zevk alsinlar; umit onlari avundursun; ilerde ogrenecekler.
Bırak da onları, yesinler (nefs ve şehvet otlağında) geçinip yararlansınlar ; emel (=sonu gelmeyen arzu) onları avundursun. İleride (böylesine sefih bir hayatın sonunun nereye varacağını) bileceklerdir.
Onları bırak yesinler, içsinler, zevk alsınlar; arzu onları oyalasın ilerde bileceklerdir.
Bırak onları (kendi hallerine): Yesinler, faydalansınlar (eğlensinler), onlar emel oyalaya dursun. Sonra bilecekler onlar.
Onları bırak, yesinler (içsinler), zevk etsinler ve emel, onları oyalaya dursun; artık(yaptıklarının âkıbetini) ileride bilecekler!
Bırak onları; yesinler, eğlensinler ve kendilerini emel, oyalayadursun. Sonra öğreneceklerdir.
Onları bırak, yesinler ve faidelensinler ve onları arzuları oyalayadursun. Artık yakında bileceklerdir.
Bırak onları yesinler, dünya nimetlerinden yararlansınlar ve ihtirasları ile oyalansınlar, ilerde gerçeği öğreneceklerdir.
Bırak onları, yesin içsinler, zevklerine düşsünler, arzu ve emelleri kendilerini oyalaya dursun. Yakında bilecekler!