17. Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.
17. Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.
﴿١٧﴾
Hem onu, her kovulmuş şeytandan (üzerine yürüyen) ateş parçalarıyla koruduk.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onu (göğü) kovulmuş şeytanlardan koruduk.
Gökyüzünü Allah’ın rahmetinden kovulmuş bütün şeytanlardan muhafaza ettik.
Onları, taşlanmış (kovulmuş) her şeytandan koruduk.
Onları her kovulmuş şeytana karşı koruduk.
Ve göğü, taşlanan (Allah’ın rahmetinden koğulan) her Şeytandan koruduk.
Onlari, kovulmus her seytandan koruduk.
Hem onları kovulmuş her şeytandan koruduk.
Ve göğü taşlanan bütün şeytanlardan koruduk.
Biz onları taşlanan (sürülen, koğulan) her şeytandan koruduk.
Hem onu, her kovulmuş olan şeytandan koruduk.
Ve onları kovulmuş her şeytandan koruduk.
Ve onu her bir taşlanmış şeytandan koruduk.
Göğü bütün kovulmuş şeytanlardan koruduk.
(16-18) Gerçekten Biz, gökte burçlar yarattık ve onları seyredenler için yıldızlarla süsledik. Hem onu kovulmuş her şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı edenler olursa, onu da parlak bir ışık kovalar.