18. Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.
18. Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.
﴿١٨﴾
Ancak kulak hırsızlığı eden kulak verip bilgiyi kapıp götüren olur ki, onun da peşine apaçık bir ateş yalını parlak bir yıldız düşer ve onu yakıverir yahut onu delip geçer. Ya da onu sakat bırakıp delirtir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da ardına açık (yakıcı) bir alev düşer.
Melekler topluluğunu gizlice dinleyen (şeytan ve cin) ise bundan müstesnadır. Ona da parlak bir gök cismi yetişir ve onu yakıverir.
Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür.
Ancak kulak hırsızlığı yapmaya kalkışan olursa onu da parlak bir ışık kovalar.
Ancak kulak hırsızlığı eden Şeytan vardır ki, onu, apaçık bir yıldız takip eder (ve üzerine düşerek onu yakar).
Fakat kulak hirsizligi yapan olursa, parlak bir ates onu kovalar.
Ancak kulak hırsızlığıyla bir şeyler çalmak isteyenleri parlak bir ateş parçası izleyip kovalar.
Ancak kulak hırsızlığı eden şeytan hariç, onu apaçık bir alev sütunu takip eder.
Ancak kulak hırsızlığı eden (şeytan) vardır ki onun ardına da (bakanların) apaçık (gördüğü) bir ateş parçası düşmekdedir.
Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da apaçık parlak (yakıcı) bir ateş parçası ta`kib eder.
Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa; apaçık görülen bir ateş onu kovalar.
Ancak o ki, kulak hırsızlık etmiş olur. Artık onu da apaçık bir ateş parçası takip eder.
Ancak kulak hırsızlığına yeltenen bir şeytan olursa onu parlak ışıklı bir kayan yıldız kovalar.
(16-18) Gerçekten Biz, gökte burçlar yarattık ve onları seyredenler için yıldızlarla süsledik. Hem onu kovulmuş her şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı edenler olursa, onu da parlak bir ışık kovalar.