12. Aynı şekilde (onların tutumlarına uygun olarak) biz onu suçluların kalbine sokarız.
12. Aynı şekilde (onların tutumlarına uygun olarak) biz onu suçluların kalbine sokarız.
﴿١٢﴾
İşte biz yalanlamayı onların kalplerine soktuğumuz gibi onu mücrimlerin yani Mekke kâfirlerinin kalplerine de böylece sokarız.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
İşte böylece biz onu, (yalanlamayı) suçluların (Mekke müşriklerinin) kalplerine sokarız.
O geçmiş ümmetlerin kalplerine inkârcılığı yerleştirdiğimiz gibi, aynı şekilde yüz çevirmeleri ve inat etmelerinden ötürü onu Mekkeli müşriklerin kalplerine de yerleştiririz.
İşte böylece biz onu, (inkârcılığı) suçluların kalplerine sokarız.
İşte onu (Kur’an’ı) inkârcıların kalplerine, inanmadıkları halde böyle yerleştiririz. Nitekim daha öncekilere de bu ilâhî kanun uygulanmıştır.
Biz, o küfrü (istihzâyı) mücrimlerin kalblerine işte böyle geçiririz.
(12-13) Ayni sekilde biz de Kitap’i suclularin kalblerine sokariz, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden oncekilerin ugradiklari meydandadir.
Bunun gibi onu (sapıklık, inkâr, alay ve şirki) suçlu günahkârların kalblerine sokarız (öncekilerin kalblerine soktuğumuz gibi).
Biz o küfrü suçluların kalbine işte böyle sokarız.
Biz böylece o (istihzâyi) günahkârların kalblerine sokarız.
İşte böylece onu (o alayı, bir azâb olarak) günahkârların kalblerine sokarız.
Biz, böylece onu suçluların kalbine sokarız.
İşte böylece onu (o istihzâyı) günahkâr olanların kalplerine sokarız.
Biz böylece peygamberleri alaya alma huyunu günahkârların kalplerine aşılarız.
(12-13) Biz böylece o inkâr ve alayı suçluların kalplerine sokarız. Geçmiş ümmetlerin başlarına gelen felaketler ibret teşkil ettiği halde yine de onlar iman etmezler.