54. İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur.
54. İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur.
﴿٥٤﴾
İşte bu, bizim rızkımız! Ona tükenmek, kesilmek yoktur. Âyet-i kerîme’de geçen “ ma lehû min nefâd in“ cümlesi, “Rizkünâ” lâfzından hâldir. Veya “İnne “ nın ikinci haberidir. Yani ”devamlı olarak”Veya” devamlıdır. “
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
İşte bu hiç tükenmeyecek rızıklarımızdır.
Şüphesiz bu zikrettiğiz mükâfat, kıyamet gününde muttaki kullarımıza verdiğimiz rızkımızdandır. İşte onlara verilen bu rızık devamlıdır, hiç kesintiye uğramaz ve sona erip bitmez.
Şüphesiz bu, bizim verdiğimiz rızıktır. Ona bitmek ve tükenmek yoktur.
Kuşkusuz bu, bitmek tükenmek bilmeyen nimetimizdir.
Bu, (cennette müminlere verdiğimiz nimet) bitmez tükenmez rızkımızdır.
Dogrusu, verdigimiz bu riziklar tukenecek degildir.
Şüphesiz bu, bizim (hazırladığımız) rızıktır ki hiç de bitip tükenmek yok.
İşte bu, bizim rızkımız; muhakkak ki ona hiç tükenmek yoktur.
Şübhe yok ki bü, bizim bitib tükenmeyecek rızkımızdır.
Şübhesiz ki bu, gerçekten bizim (verdiğimiz) rızkımızdır; onun tükenmesi yoktur.
Doğrusu bu, Bizim rızkımızdır, onun için bitip tükenme yoktur.
(53-55) İşte hesap günü için vaad olunmuş olduğunuz şeyler bunlardır (denilecektir). Şüphe yok ki bu, elbette Bizim rızkımızdır. Bunun için bir tükenmek yoktur. Bu, böyle ve şüphe yok ki, azgınlar için de elbette dönüp gidilecek bir yaramaz yer vardır.
Doğrusu, verdiğimiz rızıklar tükenmez.
Gerçekten bu, Bizim ihsan ettiğimiz bir nasiptir ki onun asla biteceği yoktur.