30. Dâvûd'a Süleyman'ı bağışladık. O ne güzel kuldu! Şüphesiz o, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.
30. Dâvûd'a Süleyman'ı bağışladık. O ne güzel kuldu! Şüphesiz o, Allah'a çok yönelen bir kimse idi.
﴿٣٠﴾
Bir de Dâvud'a oğlu Süleyman'ı ihsan ettik. Süleyman ne güzel kuldu. Doğrusu o, bütün vakitlerinde tesbih ve zikir içerisinde yüce Allah'a yönelendi rücû edendi.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Davud’a Süleyman’ı bağışlamıştık. O, ne güzel bir kuldu. O, Allah’a yönelen/dönen biriydi.
Kendi katınızdan bir nimet ve göz aydınlığı olarak Dâvûd'a oğlu Süleyman'ı bahşettik. Süleyman ne güzel bir kuldu. Şüphesiz o, Allah'a çok tövbe eden, daima Allah'a yönelen ve rûcü eden biriydi.
Biz Davud'a Süleyman'ı verdik. Süleyman ne güzel bir kuldu! Doğrusu o, daima Allah'a yönelirdi.
Biz Dâvûd’a Süleyman’ı armağan ettik. O ne iyi kuldu! Yönü hep Allah’a dönüktü.
Bir de Davûd’a (oğlu) Süleyman’ı ihsan ettik. Süleyman ne güzel kuldu? Çünkü o, daima (Allah’ın rızasına ve ibadetine) rücû edendi.
Davud’a Suleyman’i bahsettik; o ne guzel bir kuldu! Dogrusu o daima Allah’a yonelirdi.
Davud’a Süleyman’ı ihsan ettik. Ne güzel kuldur O! Şüphesiz O, devamlı Allah’a yönelip gönlünü O’na verendi.
Bir de Davud’a Süleyman’ı bahşettik. Süleyman ne güzel kuldu. Çünkü o seslice tesbih edip Allah’a yönelirdi.
Biz Dâvuda (oğlu) Süleymanı ihsan etdik. (Süleyman) ne güzel kuldu! Çünkü o, (tesbîhde, zikirde ve bütün vakıtlarında) dâima (Allaha) dönen (bir zât) di.
Bir de Dâvûd`a (oğlu) Süleymân`ı ihsân ettik. (O Süleymân) ne iyi kuldu! Hakikaten o, dâimâ (Allah`a) yönelen bir kimseydi!
Davud’a da Süleyman’ı lutfettik. O ne güzel bir kuldu ve muhakkak ki o, Allah’a yönelirdi.
Ve Davûd için Süleyman’ı bağışladık. Ne güzel kul! Şüphe yok ki, O (Hakk’a) dönücü idi.
Biz Davud’a Süleyman’ı hediye ettik. Süleyman ne güzel kuldu! Doğrusu O daima Allah’a yönelirdi.
(Bunları belirttikten sonra tekrar Davud’un kıssasına dönelim:) Davud’a evlat olarak Süleyman’ı ihsan ettik. Süleyman ne güzel kuldu! Hep Allah’a yönelirdi.
Aynı konudaki âyetler: Bakara 251, Nisâ 163, Mâide 78, En'âm 84, Enbiyâ 78
Aynı konudaki âyetler: Bakara 102, Nisâ 163, En'âm 84, Enbiyâ 78, Enbiyâ 79