45. (Ey Muhammed!) Güçlü ve basiretli kullarımız İbrahim'i, İshak'ı ve Yakub'u da an.
45. (Ey Muhammed!) Güçlü ve basiretli kullarımız İbrahim'i, İshak'ı ve Yakub'u da an.
﴿٤٥﴾
İbadette kuvvet ve dünyada görüş, basiret sahipleri olan kullarımız İbrâhîm'i, İshakı ve Yakûb'u da an! Âyet-i kerîme’de geçen “ İbâd enâ” lâfzı bir kırâatte “Abdena “ şeklindedir. Buna göre, “İbrâhîm'e ” lâfzı atf-ı beyan, diğerleri de “Abdena “ üzerine matuftur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Güç ve basiret sahibi kullarımız İbrahim, İshak ve Yakub’u da an.
Ey Resul! Seçtiğimiz kullarımız ve gönderdiğimiz resullerimiz İbrahim, İshak ve Yakup'u da an. Onlar, Yüce Allah'a itaatte ve rızasını aramada güç sahibi kimselerdi. Aynı zamanda hak hususunda da sadakat ve basiret sahibi kimselerdi.
(Ey Muhammed!), Kuvvetli ve basiretli kullarımız İbrahim, İshak ve Ya'kub'u da an.
Güçlü ve basîretli kullarımız İbrâhim, İshak ve Ya‘kūb’u da an.
Dinde görüş ve kuvvet sahibleri olan kullarımız İbrahîm’i, İshâk’ı, Yakûb’u da hatırla.
Guclu ve anlayisli olan kullarimiz Ibrahim, Ishak ve Yakub’u da an.
Kudretli, basiretli kullarımız ibrahim, İshâk ve Yâkub’u an.
Kullarımız İbrahim’i, İshak’ı ve Yakub’u da an. Onlar eller ve gözler sahipleri idiler.
Kuvvetlerin ve basıyretlerin saahibleri olan kullarımız İbrâhîmi, İshakı, Ya’kubu da an.
(Ey Habîbim!) Kuvvet ve basîret sâhibi kullarımız İbrâhîm`i, İshâk`ı ve Ya`kub`u da an!
Kuvvetli ve basiretli kullarımız; İbrahim, İshak ve Ya’kub’u da hatırla.
(45-46) Ve kuvvetler ve basiretler sahipleri olan kullarımız İbrahim’i ve İshak’ı ve Ya’kub’u da an. Şüphe yok ki, Biz onları dar-ı ahireti düşünme hasletiyle mümtaz, ihlâs sahipleri kılmıştık.
Ey Muhammed! Güçlü ve anlayışlı olan kullarımız İbrahim, İshak ve Yakub’u da an.
(Ey Resulüm) Kuvvetli ve basiretli olan o zatları; kullarımız İbrâhim, İshak ve Yâkub’u da an!
Aynı konudaki âyetler: Bakara 124, Bakara 127, Bakara 130, Bakara 132, Bakara 133
Aynı konudaki âyetler: Bakara 133, Bakara 136, Bakara 140, Âl-i İmrân 84, Nisâ 163
Aynı konudaki âyetler: Bakara 122, Bakara 136, Bakara 140, Âl-i İmrân 84, Nisâ 163