14. (O grupların) her biri peygamberleri yalanladı da onları cezalandırmam hak oldu.
14. (O grupların) her biri peygamberleri yalanladı da onları cezalandırmam hak oldu.
﴿١٤﴾
Hiziplerden her biri ancak Peygamberleri yalanladılar. Çünkü onlar, Peygamberlerden bir tanesini yalanladıkları zaman, tamamını yalanlamış oluyorlardı. Çünkü onların daveti hep aynı şeydi. Ki, o da tevhide davet idi.Bu sebeple azâbım onlara hak oldu vacip oldu. Âyet-i kerîme’de geçen “İn" lâfzı, ma-i nafiye manasındadır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Hemen hepsi de elçileri yalanladılar da azabımı hak ettiler.
O topluluklardan her biri gönderilen resulleri mutlaka yalanlamışlardır. Böylece Allah'ın azabı bir zamana kadar gecikmesine rağmen hak ettikleri o ceza yine başlarına geldi.
Onların her biri gönderilen peygamberleri yalanladılar da bu yüzden (kendilerine) azabım hak oldu.
Hepsi de elçileri yalancılıkla suçladılar, bu yüzden de kendilerini cezalandırmam hak oldu.
O kavimlerin her biri, peygamberlerini tekzib etmeleriyle azabım onlara vacib oldu.
Hepsi peygamberleri yalanladi da azabimi hakettiler.
Hepsi de peygamberleri yalanladılar. Bu yüzden azabım (onlar hakkında) gerçekleşti.
Hepsi de gönderilen peygamberleri yalanladılar da azabım böyle hak oldu.
Onların herbiri, başka değil, gönderilen (o peygamber) leri tekzîb etdi (ler) de (bu yüzden onlara) azabım hak oldu.
Doğrusu hepsi peygamberleri yalanladı da azâbım (onların üzerine) hak oldu.
Hepsi de peygamberleri yalanladılar. Ve bu yüzden azabı hak ettiler.
(13-14) Ve Semûd ve kavm-i Lût ve Eyke ahalisi de (tekzîp etmişlerdi). İşte bunlar, o tâifelerdir. Başka değil, hepsi de peygamberleri tekzîp ettiler de artık azabım hak oldu.
Hepsi peygamberleri yalanladılar da azabımı hak ettiler.
Bunların her biri peygamberlere yalancı demiş ve cezalarını hak etmişlerdi.