1. Sâd. O şanlı, şerefli Kur'an'a andolsun (ki o, Allah sözüdür).
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1. Sâd. O şanlı, şerefli Kur'an'a andolsun (ki o, Allah sözüdür).
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
﴿١﴾
Sâd : Bu harf ile neyi murad ettiğini en iyi Allahü teâlâ bilir. Zikirle beyanla yahut şerefle dolu Kur’ân'a yemin olsun ki, hakikat, Mekkeli kâfirlerin iddia ettikleri gibi; ilâhların birden fazla olmasından ibaret değildir. Âyet-i kerîme’de geçen Kasemin cevabı mahzûftur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sâd. Şerefli/öğüt olan Kur’an’a yemin olsun ki!
(Sâd), Bakara suresinin başında buna benzer huruf-u mukatta harfleri ile ilgili açıklama geçmektedir. Dünya ve ahiretlerinde insanlara faydalı olacak öğütlerle dolu Kur'an'a yemin etmiştir. Müşriklerin zannettiği gibi Allah ile beraber ortakların varlığı söz konusu değildir.
Sâd. Öğüt veren Kur'an'a yemin ederim ki, küfredenler, (iddia ettiklerinin) aksine, bir gurur ve tefrika içindedirler.
Sâd. Öğüt ve uyarı dolu Kur’an’a andolsun ki inkâr edenler, bu uyarıya kulak verecekleri yerde, gurura kapılmış ve ayrılığa düşmüşlerdir.
Sâd. Şerefle dolu Kur’an hakkı için,
(1-2) Sad. Ogut veren Kuran’a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrilik icindedirler.
Sâd. Öğüd veren Kur’ân’a and olsun ;
Sâd. Bu zikirle dolu Kur’ân’a bak!
Saad. O şanlı, şerefli Kur’ana yemîn ederim ki,
Sâd; şerefli Kur`ân`a yemîn olsun (ki o haktır)!
Sad. Zikr dolu Kur’an’a yemin olsun.
Sâd, şeref ve şan sahibi olan Kur’an hakkı için (iş o kâfirlerin dedikleri gibi değildir).
Sad, zikir sahibi, şanlı Kur’an’a and olsun ki.
Sâd. Bu şanlı şerefli Kur’ân hakkı için: