55. Kanmak bilmez susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.
55. Kanmak bilmez susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.
﴿٥٥﴾
Hem de susamış develerin içişi gibi içeceksiniz. Âyet-i kerîme’de geçen “ Şurb” kelimesi masdar oiup “Şin'in fethası ile de okunmuştur. Yine Âyet-i kerîme’de geçen “ him” kelimesi müzekker için kullanılan Heymane'nin çoğulu olup müennesi Heyma gelmektedir. Atşane-Atşa gibi.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Susamış develerin içişi gibi içeceksiniz!
Sürekli susuzluk hissetme hastalığı sebebi ile devenin çok su içtiği gibi siz de ondan içeceksiniz.
Susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.
Hem de susamış develerin suya kanmaz içişleriyle.
Öyle ki, suya kanmayan develerin içişi gibi içeceksiniz.
Hem de susamis develerin suya saldirisi gibi iceceksiniz;
Hem de susamış develer gibi içeceksiniz.
Susuzluk illetine tutulmuş develerin içişi gibi içeceksiniz.
(O suretle ki) susamış develerin içişi gibi içeceklersiniz.
Susuzluk illetine tutulmuş develer gibi içeceksiniz.
Susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.
(54-55) Sonra onun üzerine kaynar sudan içicilersiniz. Artık kendisine bir hastalık arız olmuş devenin içişi gibi içicilersiniz.
Onu, içtikçe susayan develer gibi içeceksiniz.
Hem de susamış develerin suya saldırışı gibi saldırarak içeceksiniz.
Mekke döneminin ortalarina dogru, Tâhâ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “el-Vâkia: kaçinilmaz olay, yani kiyâmet” kelimesinden almistir. 96 ayettir.