95. Şüphesiz bu, kesin gerçektir.
95. Şüphesiz bu, kesin gerçektir.
﴿٩٥﴾
İşte kesin gerçek budur. Âyet-i kerîme’de mevsûf sıfatına izafe edilmiştir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Bu, kesin olan hakkın ta kendisidir.
-Ey Resul!- Şüphesiz ki sana bu anlattıklarımız, üzerinde şüphe olmayan hakikatlerdir.
Şüphesiz ki bu, kesin gerçektir.
Şüphesiz bu kesin gerçeğin ta kendisidir.
İşte budur şübhe götürmiyen gerçek.
Dogrusu kesin gercek budur.
Şüphesiz ki bu, kesin bilgi derecesinde bir gerçektir.
Kesin gerçek budur işte.
Şübhesiz ki bu elbette kat’î bilgi (veren) hakıykatın ta kendisidir.
Şübhe yok ki bu, kat`î gerçeğin ta kendisidir.
Şüphesiz ki bu; kesin gerçeğin kendisidir.
Şüphe yok ki bu, elbette bu, (verilen haberler) dosdoğru bir hakikattır.
Bu kesin gerçektir.
İşte, hakkında hiç şüphe olmayan gerçek budur!
Mekke döneminin ortalarina dogru, Tâhâ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “el-Vâkia: kaçinilmaz olay, yani kiyâmet” kelimesinden almistir. 96 ayettir.