70. Dileseydik onu acı bir su yapardık. O halde şükretseydiniz ya!..
70. Dileseydik onu acı bir su yapardık. O halde şükretseydiniz ya!..
﴿٧٠﴾
Eğer dileseydik onu içilmeyecek tuzlu bir su yapardık. O hâlde şükretsenize!
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
İsteseydik onu tuzlu bir su yapardık; şükretmeniz gerekmez mi?
Eğer bu suyu içme ve sulamada kullanamayacağınız şekilde çok tuzlu yapmak isteseydik, öyle yapardık. Size rahmet olarak bu suyu tatlı bir şekilde indirdiği için Yüce Allah'a şükretmeyecek misiniz?
Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?
Dileseydik onu tuzlu yapardık. O halde şükretmeli değil misiniz?
Dileseydik onu acı bir su yapardık. O halde (bu türlü nimetlere karşı Allah’a) şükretseniz ya...
---
Dileseydik onu acı yapardık. Artık şükretmez misiniz ?
Dileseydik onu tuzlu yapardık. O halde şükretseniz ya!
Eğer dileseydik onu (içilmeyecek) tuzlu bir su yapardık. O halde şükretmeli değil misiniz?
Dileseydik onu tuzlu (acı bir su) yapardık; o hâlde şükretmeniz gerekmez mi?
İsteseydik onu tuzlu bir su kılardık. Öyleyse şükretmeli değil misiniz?
(69-71) Onu buluttan siz mi indirdiniz, yoksa indiriciler Bizler miyiz? Eğer dilese idik onu acı bir su yapardık. Artık şükretmeli değil misiniz? Sonra gördünüz mü o ateşi ki, çakıverirsiniz?
Eğer isteseydik onu acı yapardık. Şükretsenize!
Dileseydik onu tuzlu da yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?
Mekke döneminin ortalarina dogru, Tâhâ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “el-Vâkia: kaçinilmaz olay, yani kiyâmet” kelimesinden almistir. 96 ayettir.