74. O halde, O yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt).
74. O halde, O yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt).
﴿٧٤﴾
O hâlde Yüce Rabbini tesbih ve tenzih et. Allah'ı tenzih et! Âyet-i kerîme’deki “ İsim” kelimesi zâittir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
O halde yüce Rabbinin adını tesbih et!
-Ey Resul!- Azim olan Rabbini yakışık olmayan her şeyden tenzih et.
Öyleyse ulu Rabbinin adını tesbih et.
Öyleyse ulu rabbinin ismini tesbih et.
O halde Rabbini, Azîm ismi ile tesbih et, (Sübhane Rabbiyel-Azîm, de).
Cok buyuk Rabbinin adini tesbih et!
O halde sen, O Büyük Rabbın’ın adını tesbîh ve tenzîh et.
Öyleyse büyük Rabbinin adını yücelt.
O halde Rabbini o büyük adiyle tesbîh (ve tenzîh) et.
O hâlde, Azîm (pek yüce olan) Rab bi nin ismiyle (سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظ۪يمِ diyerek) tesbîh et!
Öyleyse Rabbını o büyük adıyla tesbih et.
(72-74) Onun ağacını siz mi yarattınız yoksa yaratanlar Biz miyiz? Biz onu (o ateşi) bir muhtıra ve sahraya konup göçenler için bir menfaat kıldık. Artık azîm Rabbinin ismiyle tesbihte bulun.
Öyleyse yüce Rabbinin adını noksanlıklardan tenzih et.
Öyleyse Ulu Rabbinin yüce adını tenzih et.
Mekke döneminin ortalarina dogru, Tâhâ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “el-Vâkia: kaçinilmaz olay, yani kiyâmet” kelimesinden almistir. 96 ayettir.