26. Sadece "selam!", "selam!" sözünü işitirler.
26. Sadece "selam!", "selam!" sözünü işitirler.
﴿٢٦﴾
Lâkin bir söz (işitirler ki, o da) ”selâm, selâm“ dır. Gerçek şu ki, onlar bu sözü işitirler. Âyet-i kerîme’de geçen “selâm” kelimesi “ kıylen“ den bedeldir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Söylenen, yalnızca "Selâm, selâm"dır.
Meleklerin kendilerine verdiği selam ve birbirleri arasındaki selamlaşmalardan başka bir şey işitmezler.
Söylenen, yalnızca «selâm, selâm»dır.
Sadece şu söz: “Size esenlikler, size mutluluklar!”
Ancak bir söz işitirler: Selâm... (birbirleriyle selâmlaşır dururlar).
Sadece selama karsilik selam sozu isitirler.
Ancak «selâm !. Selâm !.» sözü işitilir.
Duydukları söz, yalnız «selam», «selam» dır.
Yalınız bir söz (işidirler ki oda) «Selâm, selâm» dir.
Ancak bir söz (işitirler ki, o da): `Selâm (olsun!), selâm (olsun)!`dur.
Yalnız selama karşılık; selam, denir.
(25-26) Orada ne bir boş lâf ve ne de günaha sokacak bir şey işitmezler. Ancak bir söz işitirler (ki, o da) selâmdan ibarettir
İşittikleri tek söz «selâm, selâm» dır.
İşittikleri söz, hep: "Selâm! selâm!" sesleridir.
Mekke döneminin ortalarina dogru, Tâhâ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “el-Vâkia: kaçinilmaz olay, yani kiyâmet” kelimesinden almistir. 96 ayettir.