24. (Bütün bunlar) işledikleri amellere karşılık bir mükâfat olarak (verilir.)
24. (Bütün bunlar) işledikleri amellere karşılık bir mükâfat olarak (verilir.)
﴿٢٤﴾
Yaptıkları amellere mükâfat içindir. Âyet-i kerîme’de geçen “ cezaen” kelimesi mef’ûlü leh veya mef’ûlü mutlaktır. Âmili ise mukadderdir. bütün bu anlatılan şeyleri onlara mükâfat olması için yaptık. Veya onları mükâfatla mükâfatlandırdık.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
yaptıkları amellere karşılık (verilir).
(Bütün bunlar) dünyada işlemiş oldukları salih amellerin karşılığında mükâfat olarak verilir.
Yaptıklarına karşılık olarak (verilir).
Yaptıklarının karşılığı olarak.
(Bütün bunlar, cennetliklerin) işledikleri amellere mükâfat içindir.
(22-24) Islediklerine karsilik olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gozluler vardir. Orada bos ve gunaha sokacak bir soz duymazlar.
(Bütün bunlar) işlediklerinin karşılığı..
Yaptıklarına karşılık olarak verilir.
(Bunlar mukarreblerin) işledikleri iyi amel (ve hareket) lere bir mükâfat olarak (yapılır).
(Dünyada iken) yapmakta olduklarına karşılık olarak!
Yapmakta olduklarına karşılık olarak.
(23-24) Saklı inci emsali gibi (pek latiftirler). İşler oldukları güzel amellerine mükâfaat olarak (bu nîmetlere nâil olacaklardır).
Yaptıkları iyiliklerin karşılığı olarak,
Bütün bunlar dünyada yaptıkları güzel işlere mükâfat olarak verilecek.
Mekke döneminin ortalarina dogru, Tâhâ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “el-Vâkia: kaçinilmaz olay, yani kiyâmet” kelimesinden almistir. 96 ayettir.