42. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!..
42. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!..
﴿٤٢﴾
İçlerine işleyen bir alev ve çok sıcak kaynar bir su içinde. Semum: Vücut deliklerine işleyen ateşten sıcak bir rüzgâr demektir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
İçlerine işleyen ateşin rüzgarı ve kaynar su içindedirler.
Sıcaklığı şiddetli olan rüzgârlar ve sıcaklığı şiddetli olan sular içindedirler.
İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde,
İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içindedirler.
Onlar ateşin alevi ve kaynar su içindedirler.
(42-44) Insanin icine isleyen bir sicaklik ve kaynar su icinde, serinligi ve hoslugu olmayan kara bir dumanin golgesinde bulunurlar.
Çok kızgın ateşte ve kaynarca su içindedirler.
İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar şu içinde,
(Ateşin mesamatlarına işleyen) sıcaklığı ve kaynar bir su,
(42-44) (Onlar) nüfûz edici bir ateş ve bir kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu (bir faydası) olmayan simsiyah dumandan bir gölge içindedirler!
Kızgın ateşte, kaynar sulardadırlar.
(41-43) Ashâb-ı Şimal ise, ne? Mesâmâtâ kadar nüfuz eden bir sıcaklık ve son derece hararetli bir su içindedirler. Ve pek siyah bir dumandan bir gölge içindedirler.
Onlar gözeneklerine işleyen kavurucu bir rüzgar önünde ve kaynar su içinde,
Onlar kızgın ateşte ve kaynar sularda...
Mekke döneminin ortalarina dogru, Tâhâ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “el-Vâkia: kaçinilmaz olay, yani kiyâmet” kelimesinden almistir. 96 ayettir.