10. (İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar (Allah'a) yaklaştırılmış kimselerdir.
10. (İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar (Allah'a) yaklaştırılmış kimselerdir.
﴿١٠﴾
Hayır yarışında önde olanlar. Bunlar peygamberlerdir. Onlar öncüdürler. Âyet-i kerîme’de geçen ”es-sâbıkûn“ mübteda olup ikincisi tekiddir. Şanlarının yüceliğini ifade etmektedir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
(Hayırda) önde olanlar, (derece olarak da) öndedirler.
Dünyada hayır işleme hususunda yarışanlar, ahirette cennete girme hususunda da en önce olanlardır.
(Hayırda) önde olanlar,(ecirde de) öndedirler.
Önde olanlar; (erdem, amel ve ödülde) önde olanlar;
(Bir de üçüncü sınıf, hayır işlemekte) ileri geçenler, (ahiret de) ileri geçenlerdir, (ilk cennete girenlerdir.)
Iyilik islemekte onde olanlar, karsiliklarini almakta da onde olanlardir.
İyilikte öne geçenler, (mükâfatta da) öne geçenlerdir.
Önde olanlar (var ya), onlar öncüdürler.
Hayır yarışlarında tâ öne geçib kazananlar (a gelince:) onlar (orada da) öncüdürler.
Ve (üçüncü kısmınız da) sâbikun (olup hayırda öne geçenlerinizdir) ki, (onlar mükâfâtta da) öne geçenlerdir!
Önde olanlar da öncüdürler.
(10-12) Ve (üçüncüsü de) ileri geçenlerdir, ileri geçenlerdir. İşte mukarreb olanlar, onlardır. Naîm cennetlerinde mütena’im olacaklardır.
Ve öncüler, hep önden gidenler.
İmanda, fazilette öncüler ki ne öncüler! Onlar herkesi geçerler.
Mekke döneminin ortalarina dogru, Tâhâ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “el-Vâkia: kaçinilmaz olay, yani kiyâmet” kelimesinden almistir. 96 ayettir.