85. Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.
85. Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.
﴿٨٥﴾
Hâlbuki biz ilmimizle o kişiye, sizden daha yakınız. Lakin siz göremezsiniz. Tubsirun fiili basiretten gelmektedir. Buna göre mânâ sizler bunu bilemezsiniz.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Biz, ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.
Biz; ilmimiz, kudretimiz ve meleklerimiz ile ölülerinize sizden daha yakınız. Fakat sizler o melekleri görmüyorsunuz.
(O anda) biz ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.
Biz ona sizden yakınız, fakat göremezsiniz.
Biz ise, ona, ilim ve kudretimizle sizden çok yakınız; fakat siz, (yapılmakta olan işleri ) görmezsiniz, anlıyamazsınız.
(83-85) Kisinin cani bogaza dayaninca ve siz o zaman bakip kalirken, Biz o kisiye sizden daha yakinizdir, ama gormezsiniz.
Biz ona sizden daha yakınızdır, ama siz göremezsiniz.
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.
Biz ona sizden yakınız. Fakat görmezsiniz.
Hâlbuki biz, ona sizden daha yakınız; fakat (siz) görmezsiniz.
Biz ona sizden daha yakınız, ama görmezsiniz.
Ve biz (O can çekiştirene) sizden daha yakınız. Velâkin siz göremezsiniz.
Biz ona sizden daha yakınız, ama siz göremezsiniz.
Biz ise, ona sizden daha yakınız, ama siz göremezsiniz.
Mekke döneminin ortalarina dogru, Tâhâ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “el-Vâkia: kaçinilmaz olay, yani kiyâmet” kelimesinden almistir. 96 ayettir.