43. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!..
43. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!..
﴿٤٣﴾
Kapkara bir dumandan gölge içindeler.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Simsiyah bir duman gölgesi içinde,
Kapkara duman gölgesinin içindedirler.
Serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar;
Serin ve rahatlatıcı olmayan, kapkara bir duman gölgesindedirler.
Bir de üzerlerinde cehennemin kapkara dumanı olan bir gölge var...
(42-44) Insanin icine isleyen bir sicaklik ve kaynar su icinde, serinligi ve hoslugu olmayan kara bir dumanin golgesinde bulunurlar.
Ve kara boğucu bir dumandan meydana gelen gölgededirler.
Kapkara dumandan bir gölge altındadırlar.
ve bir de kapkara dumandan bir gölge içindedirler.
(42-44) (Onlar) nüfûz edici bir ateş ve bir kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu (bir faydası) olmayan simsiyah dumandan bir gölge içindedirler!
Ve kapkara dumandan bir gölge içindedirler.
(41-43) Ashâb-ı Şimal ise, ne? Mesâmâtâ kadar nüfuz eden bir sıcaklık ve son derece hararetli bir su içindedirler. Ve pek siyah bir dumandan bir gölge içindedirler.
Kara ve boğucu bir dumanın gölgesi altındadırlar.
(43-44) Ne serin, ne de faydalı olmayan, kapkara duman tabakası altındadırlar.
Mekke döneminin ortalarina dogru, Tâhâ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “el-Vâkia: kaçinilmaz olay, yani kiyâmet” kelimesinden almistir. 96 ayettir.