84. Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.
84. Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.
﴿٨٤﴾
Ey ölmek üzere olanın yanında bulunanlar, o vakit sizler ona bakar durursunuz.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Siz, o zaman bakıp kalırsınız
O vakit, siz önünüzde can çekişip ölüm döşeğinde olan kişiye bakakalırsınız.
O vakit siz bakar durursunuz.
İşte o zaman siz (çaresiz) bakar durursunuz.
O vakit (ölünün etrafında bulunan sizler), bakar durursunuz. (Elinizden bir şey gelmez, canınızın çıkmasını beklersiniz).
(83-85) Kisinin cani bogaza dayaninca ve siz o zaman bakip kalirken, Biz o kisiye sizden daha yakinizdir, ama gormezsiniz.
Siz de bakıp dururken,
Ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.
o vakit siz görürsünüz!
(83-84) Öyle ise, değil mi ki (can) boğaza geldiğinde, artık siz, o sırada (can çekişen o kimseye çâresizlikle) bakar durursunuz.
O vakit görürsünüz siz.
(83-84) Artık değil mi ki, (can) boğaza geldiği vakit. Ve siz o zaman bakar durursunuz.
O sırada sizler gözlerinizi o can çekişen adama dikersiniz.
O vakit can çekişenin yanında bulunan sizler bakar durursunuz.
Mekke döneminin ortalarina dogru, Tâhâ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “el-Vâkia: kaçinilmaz olay, yani kiyâmet” kelimesinden almistir. 96 ayettir.