37. Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.
37. Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.
﴿٣٧﴾
Eşlerine düşkün ve yaşıttırlar. Âyet-i kerîme’de geçen “Urub" Arubun çoğulu olup eşine aşık olduğu için eşini çok seven kadına denir. "Etrab" ise Tır-bun çoğuludur. yaşça eşit olan eşler demektir. Âyet-i kerîme’de geçen “Urub"bir kıraatta ra'nın sükûnu ile okunmuştur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Eşlerine düşkün ve yaşıt.
Onları aynı yaşta, eşlerine sevgili kıldık.
Onları, eşlerine düşkün ve yaşıt bâkireler kıldık.
Onları bâkire, eşlerine sevgiyle bağlı ve yaşıt kılmışızdır.
Kocalarına âşık yaşıtlar yaptık;
(35-38) Biz ceylan gozluleri, defterleri sagdan verilenler icin yeniden yaratmisizdir; onlari bakire, eslerine duskun ve hepsini bir yasta kilmisizdir.
(36-37-38) Onları hep bakire, meymenetli olan eşlerine karşı sevgi dolu ve hep bir yaşıt kıldık.
Hep yaşıt sevgililer,
(36-37) kız oğlan kızlar, zevcelerine sevgi ile düşkün, hep bir yaşıt yapdık,
Eşlerine düşkün ve (onların hepsi) aynı yaştadırlar.
Eşlerine düşkün hep bir yaşıtlar.
(36-37) İşte onları bakireler kıldık. Kocalarına düşkün, hep bir yaşıt yaptık.
Eşlerine aşık ve onlarla aynı yaşta,
(36-38) Böylece onları, ashab-ı yemin için bakire kızlar, kocalarına âşık yaşıtlar kıldık.
Mekke döneminin ortalarina dogru, Tâhâ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “el-Vâkia: kaçinilmaz olay, yani kiyâmet” kelimesinden almistir. 96 ayettir.