57. Bunlar Rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir. İşte bu büyük başarıdır.
57. Bunlar Rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir. İşte bu büyük başarıdır.
﴿٥٧﴾
Rabbinden bir lütuf olarak (al bunları) işte büyük saadet budur. Âyet-i kerîme’de geçen “fadlen”lazfı, “ Tefaddülen“ mânâsında mef ul-u mutlak olup mukadder bir “ Tefaddal“ fiili ile mansûbdur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Rabbinden bir lütuf olarak. İşte büyük kurtuluş budur.
Zikredilen bu nimetler Rabbinin onlara lütuf ve ihsanıdır. Zira onları cennete sokup, cehennem ateşinin azabından korumuştur. Bu öyle büyük bir kurtuluştur ki, hiçbir kurtuluş ona benzemez.
(Bunlar) Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir). İşte büyük kurtuluş budur.
İlk ölümlerinden başka bir ölüm tatmayacaklar. Rabbin, onları bir lutuf olarak cehennem azabından da koruyacak. İşte büyük kazanç budur!
(Bütün bunlar, kendilerine) Rabbinden bir kerem ve ihsan olarak verilmiştir. İşte bu en büyük kurtuluş ve saadettir.
(56-57) Orada, ilk olumden baska bir olum tatmazlar. Rabbin lutfuyla onlari cehennem azabindan korumustur. Iste buyuk kurtulus budur.
Rabbından geniş lütuf, bol ihsan olarak bu, büyük kurtuluştur.
(Bunların hepsi) Rabbinden bir lütuf olarak (verilmiştir.) İşte büyük kurtuluş budur.
(Bütün bunlar) Rabbinden bir fazl (-u kerem) olarak (verilmişdir). İşte bu, en büyük seâdetin ta kendisidir.
(56-57) İlk ölümden (dünyadaki vefatlarından) başka orada ölüm tatmazlar ve Rabbinden bir lütuf olarak (Allah) onları Cehennem azâbından korumuştur. İşte büyük kurtuluş budur!
Rabbından bir lutuf olarak. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.
Rabbinden bir ihsan olarak. İşte budur, o pek büyük necât.
Cehennemden korunmaları Rabbinden bir lütuftur. İşte büyük kurtuluş budur.
(51-57) Müttakiler güvenli bir makamdadırlar: Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giymiş olarak karşılıklı otururlar. Hem Biz onları güzel gözlü hurilerle evlendiririz. Onlar canlarının çektiği her meyveden rahatlıkla isterler. İlk ölüm dışında artık orada ölüm tatmazlar. Allah kendilerini, tarafından bir lütuf eseri olarak cehennem azabından korur. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı budur!
Mekke döneminin ortalarinda, Zuhruf sûresinden sonra indirilmistir. Adini, onuncu ayetinde geçen ve Kur’an’i terk eden toplumlarin basina gelecek felâketlere isâret eden “duhân: duman, sis” kelimesinden almistir. 59 ayettir.