51. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise güvenli bir yerdedirler.
51. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise güvenli bir yerdedirler.
﴿٥١﴾
Şüphesiz takva sahipleri, emin, içinde korkudan emin oldukları bir mevkide, bir meclistedirler.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Takva sahipleri ise, onlar güvenli bir makamdadırlar.
Rablerine karşı takvalı olanlar ise kendilerine isabet edecek her türlü kötülükten güvende olup Rablerinin emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak güvenli bir makamdadırlar.
Müttakîler ise hakikaten güvenilir bir makamdadırlar. Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan giyerek karşılıklı otururlar.
Allah’a itaatsizlikten sakınanlar ise güvenli bir yerdedirler; dostlarla karşı karşıya ipekli ve sırmalı elbiseler giymiş olarak cennetlerde ve pınar başlarındadırlar.
Muhakkak ki, takva sahibi olanlar (her türlü kederden) emin bir yerde.
(51-52) Allah’a karsi gelmekten sakinmis olanlar ise, guvenli bir yerde, bahcelerde ve pinar baslarindadirlar.
(51-52) Şüphesiz ki, (Allah’tan) korkup (küfür, azgınlık ve sapıklıktan) sakınanlar, güvenli makamdadırlar, Cennetlerde ve pınar başlarındadırlar.
Şüphesiz ki kötülükten sakınanlar güvenli bir makamdadırlar.
Müttakıylerse hakıykaten emin bir makamda,
Muhakkak ki takvâ sâhibleri, emin bir makamdadırlar.
Müttakiler ise; muhakkak ki emin bir makamdadırlar.
Muttakîler ise muhakkak ki, bir emin makamdadırlar.
Müttakiler ise güvenli bir makamdadır.
(51-57) Müttakiler güvenli bir makamdadırlar: Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giymiş olarak karşılıklı otururlar. Hem Biz onları güzel gözlü hurilerle evlendiririz. Onlar canlarının çektiği her meyveden rahatlıkla isterler. İlk ölüm dışında artık orada ölüm tatmazlar. Allah kendilerini, tarafından bir lütuf eseri olarak cehennem azabından korur. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı budur!
Mekke döneminin ortalarinda, Zuhruf sûresinden sonra indirilmistir. Adini, onuncu ayetinde geçen ve Kur’an’i terk eden toplumlarin basina gelecek felâketlere isâret eden “duhân: duman, sis” kelimesinden almistir. 59 ayettir.