28. İşte böyle! Onları başka bir topluma miras bıraktık.
28. İşte böyle! Onları başka bir topluma miras bıraktık.
﴿٢٨﴾
Hadise işte böyle idi. Ve hep onları mallarını başka bir kavme İsrâîl oğulları'na miras bıraktık. Âyet-i kerîme’de geçen “ kezâlike ” lâfzı, mahzûfbir “ el-Emrü “ mübtedasının haberidir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
İşte böyle... Onu bir başka topluma miras bıraktık.
İşte böyle halleri size vasfedildiği gibi vuku buldu. Onların bahçelerini, pınarlarını, ekinlerini ve o değerli köşklerini başka bir kavme miras bıraktık ve onlar da İsrailoğulları'dır.
İşte böylece biz de onları başka bir topluma miras bıraktık.
İşte böyle oldu. Biz de bunları başka bir topluluğa miras olarak verdik.
İşte bize isyan edenlere böyle yaparız. Onların mülklerini başka bir kavme miras bıraktık.
Bu boyledir; onlari baska bir millete miras biraktik.
Evet bu böyledir. O nimetleri başka bir millete mîras bıraktık.
İşte böylece biz onları başka bir kavme miras bıraktık.
İşte (emir) böyledir. Biz (bütün) bunları başka başka kavmler) e mîras verdik.
İşte böyle! Artık onları, başka bir kavme (İsrâiloğullarına) mîras bıraktık.
İşte böyle. Onlara başka kavimleri mirasçı kıldık.
İşte böyle oldu ve onları başkalar olan bir kavme miras kıldık.
İşte böyle oldu ve biz onları başka bir topluma miras verdik.
(28-29) İşte böyle oldu! Sonra bütün bunları, başka bir topluma miras bıraktık. Merhamete lâyık olma haklarını kaybettiklerinden, perişan hallerine gök de ağlamadı, yer de ağlamadı. Artık onlara yeni bir mühlet de verilmedi.
Mekke döneminin ortalarinda, Zuhruf sûresinden sonra indirilmistir. Adini, onuncu ayetinde geçen ve Kur’an’i terk eden toplumlarin basina gelecek felâketlere isâret eden “duhân: duman, sis” kelimesinden almistir. 59 ayettir.