39. Biz onları ancak hak ve hikmete uygun olarak yarattık. Ama onların çoğu bilmiyorlar.
39. Biz onları ancak hak ve hikmete uygun olarak yarattık. Ama onların çoğu bilmiyorlar.
﴿٣٩﴾
Onları ve aralarındakileri ancak hak ile bu konuda hakkı vurgulayıcı olduğumuz hâlde yarattık ki, insanlar onlara bakarak kudretimize, birliğimize ve diğer kemalâtımıza delil bulsunlar. Lâkin onların Mekke kâfirlerinin çoğu bilmezler.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onları ancak hak ile yarattık. Fakat, onların çoğu bilmez.
Biz gökleri ve yeri ancak açık bir hikmet için yarattık. Fakat müşriklerin çoğu onu bilmiyorlar.
Onları sadece gerçek bir sebeple yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Gökleri, yeri ve bunların arasındakileri oynayıp eğlenmek için yaratmadık. Bunları hakikat ve hikmet çerçevesinde yarattık, fakat çoğu bunu bilmez.
Ancak bunları (iman ve itaatı gerektiren) hak için yarattık; fakat onların, (Mekke kâfirlerinin) çoğu bilmezler.
Biz onlari, ancak ve ancak gerektigi gibi yarattik, ama insanlarin cogu bilmezler.
Biz, ikisini de ancak hakk ile yarattık, ne var ki onların çoğu bilmezler.
Biz onları hak ve hikmetle yarattık. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Biz bunları hakkın ikaamesine sebeb olmakdan başka (bir hikmetle) yaratmadık. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.
Onları ancak hak ile yarattık; fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Biz; onları, ancak hak ile yarattık. Ne var ki onların çoğu, bilmezler.
İkisini de yaratmadık, ancak Hakk’a mukarin olarak yarattık, fakat onların birçokları bilmezler.
Onları sadece hak ilkesine dayalı olarak yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Evet, onları hak ve hikmetle, ciddî maksat ve gayelerle yarattık, ama onların çoğu bunu anlamazlar.
Mekke döneminin ortalarinda, Zuhruf sûresinden sonra indirilmistir. Adini, onuncu ayetinde geçen ve Kur’an’i terk eden toplumlarin basina gelecek felâketlere isâret eden “duhân: duman, sis” kelimesinden almistir. 59 ayettir.