17. Andolsun, onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir peygamber (Mûsâ) gelmişti.
17. Andolsun, onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir peygamber (Mûsâ) gelmişti.
﴿١٧﴾
Yemin olsun! Biz, onlardan önce Fir’avun kavmini de kendisi ile birlikte imtihan etmiştik. Onlara da Allahü teâlâ katında çok kıymetli bir peygamber gelmişti. Ki, o da Hazret-i Mûsa (aleyhisselâm)'dır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onlardan önce Firavun kavmini de imtihan etmiştik. Onlara şerefli bir elçi gelmişti.
Ant olsun onlardan önce Firavun'un kavmini de imtihan etmiştik. Onlara Allah tarafından kendilerini Allah'ın birliğine ve ibadetine davet eden değerli ve şerefli bir resul olan Musa -aleyhisselam- gelmişti.
Andolsun, kendilerinden önce biz, Firavun'un kavmini de imtihan etmiştik. Onlara: Allah'ın kulları! Bana gelin! Çünkü ben size (gönderilmiş) güvenilir bir resûlüm diye (davette bulunan) şerefli bir elçi gelmişti.
Onlardan önce Firavun’un kavmini de imtihan ettik; onlara, şunu söyleyen değerli bir elçi geldi: “Ey Allah’ın kulları! Bana istediğimi verin, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.”
Celâlim hakkı için, onlardan (Kureyş’den) önce Firavun’un, kavmini imtihan ettik. Onlara da çok şerefli bir peygamber gelmişti.
And olsun ki, onlardan once, Firavun milletini denemistik. Onlara gelen degerli bir peygamber demisti ki:
(17-18) And olsun ki, bunlardan önce Fir’avn milletini çetin bir sınavdan geçirmiştik. Onlara çok saygıdeğer bir peygamber gelmişti de, «Allah’ın kullarını bana teslîm edin! Çünkü ben şüpheniz olmasın ki size (gönderilen) güvenilir bir peygamberim.»
Andolsun ki, biz onlardan önce Firavun kavmini de denemiştik. Onlara çok kıymetli bir peygamber gelmişti.
Andolsun ki biz bunlardan evvel Fir’avn kavmini de imtihan etdik. Onlara da çok şerefli bir peygamber gelmişdi,
Celâlim hakkı için, kendilerinden önce Fir`avun kavmini de imtihân ettik; onlara da şerefli bir peygamber (olan Mûsâ) geldi.
Andolsun ki; onlardan önce Firavun kavmini de denemiştik ve onlara kerim bir peygamber gelmişti.
(16-17) Pek şiddetli, satvetli bir tutuşla tutacağımız gün şüphe yok ki, Biz intikam alıcılarız. Andolsun ki, onlardan evvel Fir’avun’un kavmini bir imtihana tâbi tuttuk ve onlara kerîm bir peygamber gelmişti.
Andolsun, onlardan önce Firavun toplumuna da imkanlar vererek sınamıştık. Onlara saygın bir peygamber gelmişti.
(17-18) Biz onlardan önce Firavun’un halkını da imtihan ettik, onlara da pek değerli bir resul gelip demişti ki: "Ey Allah’ın kulları, benim hakkımı verin, yani tebliğimi dinleyin; çünkü ben size gönderilen güvenilir bir elçiyim.
Aynı konudaki âyetler: Bakara 54, Bakara 93, Bakara 246, Bakara 248, Nisâ 153
Mekke döneminin ortalarinda, Zuhruf sûresinden sonra indirilmistir. Adini, onuncu ayetinde geçen ve Kur’an’i terk eden toplumlarin basina gelecek felâketlere isâret eden “duhân: duman, sis” kelimesinden almistir. 59 ayettir.