42. Yalnız, Allah'ın yardım ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O mutlak güç sahibidir, çok merhamet edendir.
42. Yalnız, Allah'ın yardım ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O mutlak güç sahibidir, çok merhamet edendir.
﴿٤٢﴾
Ancak Allah'ın merhamet ettiği kimseler müstesna! Bunlar mü'min kullar olup Allah'ın izni ile birbirlerine şefâat edebileceklerdir. Çünkü O, güçlünün, kâfirler güruhundan intikam alma noktasında gâlip olanın, mü'minlere karşı merhametli olanın tâ kendisidir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Allah’ın merhamet ettikleri dışında. Çünkü O, çok güçlüdür, çok merhametlidir.
İnsanlardan ancak Allah'ın merhamet ettiği kimseler bunların dışındadır. Çünkü önceden yapmış olduğu salih amellerden faydalanır. Yüce Allah hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Azîz/mutlak galiptir. tövbe eden kullarına karşı çok merhametlidir.
Ancak Allah'ın merhamet ettiği kimseler böyle değildir. Şüphesiz O, üstündür, merhametlidir.
O gün hiçbir dostun dostuna bir faydası dokunmaz, onlar başka yerden de yardım görmezler, ancak Allah’ın rahmetine mazhar olanlar müstesna. Allah izzet ve rahmet sahibidir.
Ancak Allah’ın merhamet ettiği kimseler böyle değil. (Bunlar birbirlerine şefaat eden müminlerdir). Çünkü O Azîz’dir= kâfirlerden intikam alır, Rahîm’dir= müminlere merhamet eder.
Yalniz, Allah’in merhamet ettigi kimseler bunlarin disindadir. O, suphesiz gucludur, merhametlidir.
Ancak, Allah’ın kendi rahmetine lâyık gördüğü kimse müstesna.. Şüphesiz ki, O, çok güçlü, çok üstün ve çok merhametlidir.
Ancak Allah’ın merhamet ettiği kimseler böyle değildir. Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür, çok merhamet edicidir.
Allahın esirgediği kimseler böyle değil. Çünkü O, bizzat kâfirlerden intikaam almıya hakkıyle kaadir, (mü’minleri) çok esirgeyicidir.
Ancak Allah`ın merhamet ettiği kimseler müstesnâ. Şübhesiz ki Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Rahîm (çok merhamet edici) olan ancak O`dur.
Ancak Allah’ın merhamet ettiği müstesna. Muhakkak ki O; Aziz, Rahim olanın kendisidir.
Allah’ın rahmet ettiği kimse müstesna. Şüphe yok ki o Allah, azîzdir, rahîmdir.
Yalnız Allah’ın merhamet ettiği bunun dışındadır. Şüphesiz Allah, üstündür, esirgeyendir.
(41-42) O gün dost dosta fayda veremez. Allah’ın merhametine mazhar olanlar dışında, kimseye yardım da edilmez. O, gerçekten azîzdir, rahîmdir (üstün kudret sahibidir, merhamet ve ihsanı boldur).
Mekke döneminin ortalarinda, Zuhruf sûresinden sonra indirilmistir. Adini, onuncu ayetinde geçen ve Kur’an’i terk eden toplumlarin basina gelecek felâketlere isâret eden “duhân: duman, sis” kelimesinden almistir. 59 ayettir.