32. Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) âlemlere üstün kıldık.
32. Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) âlemlere üstün kıldık.
﴿٣٢﴾
Yemin olsun! Biz onları İsrâîloğulları'nı tarafımızdan hallerine dair bir bilgi dâhilinde âlemlerin, zamanların âlemlerinin akıllıların üzerine seçtik.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onları bir ilim üzere alemler karşı seçkin kıldık.
Ant olsun İsrailoğulları'nı bizden bir ilim üzere peygamberlerinin çokluğu ile dönemlerinde dünya milletlerinin üzerine seçip tercih ettik.
Andolsun biz İsrailoğullarına, bilerek, (kendi zamanlarında) âlemlerin üstünde bir imtiyaz verdik.
Bunları, bilerek (çağdaşları olan) diğer topluluklara göre seçkin kıldık ve onlara, kendileri için apaçık imtihan içeren mûcizeler verdik.
Celâlim hakkı için, biz İsraîloğullarına, bildiğimiz gibi, âlemlerin üstünde hayır vermiştik.
And olsun ki, onlarin durumunu bilerek dunyalarin uzerinde seckin kildik.
And olsun ki, İsrail oğulları’ nın durumunu bilerek onları Dünya milletlerinin üzerine seçip tercih ettik.
Andolsun ki biz onları bilerek o zamanki alemlere üstün kıldık.
Andolsun ki biz onlara — (hallerini) bilerek — (zamanlarındaki) âlemlerin üstünde bir imtiyaz vermişdik.
And olsun ki, onları (İsrâiloğullarını kendi asırlarındaki) âlemlerin üzerine (lâyık olduklarını) bilerek seçtik (de onlara üstünlük verdik).
Ve andolsun ki; Biz, onları bile bile alemler üzerinde seçkin kıldık.
Celâlim hakkı için onları (Benî İsrâil’i) bilerek âlemler üzerine mümtaz kılmıştık.
Andolsun, biz bilerek İsrâiloğulları’nı çağların insanlarına tercih ettik.
Mûsâ’ya bağlı olanları da, durumlarını bilerek, o devirdeki bütün insanlara üstün kıldık.
Mekke döneminin ortalarinda, Zuhruf sûresinden sonra indirilmistir. Adini, onuncu ayetinde geçen ve Kur’an’i terk eden toplumlarin basina gelecek felâketlere isâret eden “duhân: duman, sis” kelimesinden almistir. 59 ayettir.