45. O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
45. O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
﴿٤٥﴾
Tıpkı mühl gibidir siyah zeytinyağının tortusu gibidir. Karınlarda kaynar. Âyet-i kerîme’de geçen “ ke'l-Mühli ” lâfzı, ikinci haberdir. Âyet-i kerîme’de geçen “ Tağlî” lâfzı, ya’lı ve ta’li olarak okunmuştur. Tal’i okununca üçüncü haber, ya’lı okununca ”el-mühl” kelimesinden hâldir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Maden eriyiği gibi karınlarda kaynar durur.
Zakkum ağacının meyvesi siyah zeytin yağı gibidir. Aşırı sıcaklığının şiddetinden dolayı o kimselerin karınlarında kaynayıp durur.
O, karınlarda maden eriyiği gibi, suyun kaynaması gibi kaynar.
Zakkum ağacı günahkârın yiyeceğidir. O, karınlarda, fokurdayan su misali kaynayan bir tortu gibidir.
Maden tortusu gibi karınlarında kaynar;
(43-46) Dogrusu gunahkarlarin yiyecegi Zakkum agacidir; karinlarda suyun kaynamasi gibi kaynayan, erimis maden gibidir.
(45-46) Pota misali, kaynar su gibi karınlarında kaynar.
O pota gibi karınlarda kaynar.
(45-46) (O), sıcak suyun kaynadığı gibi karınlar içinde kaynayacak erimiş ma’den (ler) gibidir.
(45-46) (O zakkum) erimiş ma`den gibidir! Sıcak suyun kaynayışı gibi karınlarda kaynar!
Erimiş maden gibidir. Karınlarında kaynar,
Erimiş bakır gibi, karınlar içinde kaynar.
Tıpkı erimiş madenler gibi karınlarında kaynar.
(45-46) Kaynar su nasıl fokurdarsa, o da erimiş maden gibi karınlarında fokurdar.
Mekke döneminin ortalarinda, Zuhruf sûresinden sonra indirilmistir. Adini, onuncu ayetinde geçen ve Kur’an’i terk eden toplumlarin basina gelecek felâketlere isâret eden “duhân: duman, sis” kelimesinden almistir. 59 ayettir.