36. "Eğer doğru söyleyenler iseniz atalarımızı getirin."
36. "Eğer doğru söyleyenler iseniz atalarımızı getirin."
﴿٣٦﴾
Eğer öldükten sonra tekrar kaldırılacağımız, diriltileceğimiz konusunda doğru söylüyor iseniz, haydi birer canlılar halinde babalarımızı getirin!“ Allahü teâlâ buyurdu ki:
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Doğru söyleyenler iseniz, haydi babalarımızı getirin.
Onlar şöyle dediler -Ey Muhammed!- "Sen ve sana tabi olanlarla beraber eğer iddianızda doğru söylüyorsanız ve gerçekten Allah ölüleri hesap ve ceza için tekrardan diriltiyor ise, haydi ölen atalarımızı tekrar canlı olarak geri getirin bakalım."
Onlar (müşrikler) diyorlar ki: İlk ölümümüzden sonra bir şey yoktur. Biz diriltilecek değiliz. Doğru söylüyorsanız, atalarımızı getirin.
Onlar, kesin bir dil ile şunu söylüyorlar: "Bu iş bizim ilk (ve son olarak) ölüp gitmemizden ibarettir, biz artık yeniden diriltilecek değiliz. Siz doğru söylüyorsanız (ölmüş) babalarımızı geri getirin!"
(Ey öldükten sonra dirileceğimize inananlar) eğer doğru iseniz haydi getirin babalarımızı... (onları diriltin de, dirilmenin hak olduğunu bize haber versinler)."
(34-36) Dogrusu inkarcilar, «Olum bir defadir, tekrar diriltilmeyecegiz. Eger dogru sozlu iseniz bize babalarimizi getirsenize» derler.
Eğer doğrulardan iseniz, haydi bize (ölen) babalarımızı getirin.
Eğer siz doğru söyleyen kimselerseniz babalarınızı bize getirin.»
«Eğer (da’vaanızda) doğrucular iseniz şimdi atalarımızı (dirilterek) getirin».
`Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, o hâlde atalarımızı (geri) getirin!`
Doğru sözlüler iseniz; bize babalarımıza getirsenize.
«Haydi eğer siz sâdıklar oldu iseniz, babalarımızı getiriveriniz.»
Doğru söylüyorsanız, babalarımızı getirin.
(34-36) (Mekke müşrikleri ise), derler ki: "Biz bir kere öldük mü iş biter, artık dirilmemiz mümkün değil. Ama siz dirilme iddianızda tutarlı iseniz, daha önce gelip geçmiş atalarımızı diriltin de görelim!"
Mekke döneminin ortalarinda, Zuhruf sûresinden sonra indirilmistir. Adini, onuncu ayetinde geçen ve Kur’an’i terk eden toplumlarin basina gelecek felâketlere isâret eden “duhân: duman, sis” kelimesinden almistir. 59 ayettir.