41. O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Kendilerine yardım da edilmez.
41. O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Kendilerine yardım da edilmez.
﴿٤١﴾
O gün dostun dosta -bu dostluk, ister akrabalık bağı ile, isterse arkadaşlık bağı ile olsun- hiç bir şeyle faydası olmaz. ondan azâbın bir kısmını bile uzaklaştıramaz. Ve onlar yardım görecek de, azâbtan men edilecek de değillerdir. Âyet-i kerîme’de geçen “yevme ” lâfzı, “yevme'y-Fasl'den bedeldir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
O gün, dostun dosta hiçbir şekilde faydası olmaz. Onlara yardım da olunmaz.
O gün hiçbir yakının yakınına ve bir dostun da dosta hiçbir faydası olmadığı bir gündür. Ve onlardan Allah'ın azabını engelleyemezler. Çünkü o günde mülk Allah'ındır. Hiçbir kimse hiçbir şeye sahip olduğunu iddia da edemeyecektir.
O gün, dostun dosta hiçbir faydası olmaz, kendilerine yardım da edilmez.
O gün hiçbir dostun dostuna bir faydası dokunmaz, onlar başka yerden de yardım görmezler, ancak Allah’ın rahmetine mazhar olanlar müstesna. Allah izzet ve rahmet sahibidir.
O gün dost, dostdan hiç bir şeyi (azabı) engelliyemez ve kendilerine yardım da olunmaz.
O gun, dostun dosta hicbir faydasi olmaz, yardim da gormezler.
O gün, dost dosttan herhangi bir şeyi savıp yararlı olamaz ve yardım da göremezler.
O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Onlara yardım da edilmez.
O gün yâr bile yârine, hiçbir şeyle, fâide vermez. Onlara (başka suretle) yardım da edilmez.
O gün, bir dostun bir dosta hiçbir faydası olmaz ve onlar yardım olunmazlar.
O gün; dostun dosta hiç bir yardımı olmaz, yardım da görmezler.
O gün bir dost, bir dosttan hiçbir şeyi bertaraf edemez ve onlar yardım da olunmazlar.
O gün, dostun dosta hiçbir faydası olmaz, yardım da görmezler.
(41-42) O gün dost dosta fayda veremez. Allah’ın merhametine mazhar olanlar dışında, kimseye yardım da edilmez. O, gerçekten azîzdir, rahîmdir (üstün kudret sahibidir, merhamet ve ihsanı boldur).
Mekke döneminin ortalarinda, Zuhruf sûresinden sonra indirilmistir. Adini, onuncu ayetinde geçen ve Kur’an’i terk eden toplumlarin basina gelecek felâketlere isâret eden “duhân: duman, sis” kelimesinden almistir. 59 ayettir.