14. Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Bu bir öğretilmiş, bu bir deli!" dediler.
14. Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Bu bir öğretilmiş, bu bir deli!" dediler.
﴿١٤﴾
Sonra ondan yüz çevirdiler ve?? “bu, öğretilmiştir ona Kur’ân’ı bir insan öğretmektedir delidir” dediler.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sonra ondan yüz çevirmişler ve: Öğretilmiş bir mecnun/deli demişlerdi.
Sonra onu tasdik etmekten yüz çevirdiler ve onun hakkında şöyle dediler: "O başka biri tarafından öğretilmiş biridir, resul değildir." Onun hakkında şöyle demişlerdi: "O bir delidir."
Sonra ondan yüz çevirdiler ve: Bu, öğretilmiş bir deli! dediler.
Kendilerine apaçık bir elçi geldiği, sonra ondan yüz çevirerek, "Bu, kendisine bazı şeyler öğretilmiş biri, bir deli!" dedikleri halde onlar mı bundan ibret alıp akıllarını başlarına toplayacaklar!
Sonra ondan yüz çevirdiler ve şöyle dediler: "- (Bu peygamberlik iddia eden) öğretilmiştir, mecnundur."
(13-14) Nerde onlarda ogut almak? Kendilerine gercegi aciklayan bir peygamber gelmisti ve ondan yuz cevirmisler, «Belletilmis bir deli» demislerdi.
(13-14) Onların düşünüp ibret alması nerede ? Gerçekten kendilerine (Hakk’ı) açıklayan bir peygamber geldiği halde onlar O’ndan yüzçevirdiler de «öğretilmiş bir deli» dediler.
Sonra onlar, o peygamberden yüz çevirdiler ve: «Bu öğretilmiş bir delidir.» dediler.
Yine ondan yüz çevirdiler. (Ona kimi) «bir öğretilmiş», (kimi) «bir mecnun» dediler.
Sonra ondan yüz çevirdiler ve: `(Bu) öğretilmiş bir mecnun!` demişlerdi.
Ondan yüz çevirmişler; belletilmiş delinin biri, demişlerdi
(13-14) Onlar için öğüt almak nerede! Halbuki, muhakkak onlara apaçık bildiren bir peygamber geldi. Sonra ondan yüz çevirdiler ve «Öğretilmiş bir mecnûndur,» dediler.
Ondan yüz çevirdiler «Bu, deli görünümünde eğitilmiş biridir» dediler.
(13-14) Onlar nerede, iman nerede! Onlar ibret alan, hisse kapan insanlar değil. Böyle olmadıkları için, gerçekleri apaçık anlatan Peygamber geldiği halde ona sırtlarını döndüler de: "Bu, başkaları tarafından bir şeyler belletilmiş delinin teki!" dediler.
Mekke döneminin ortalarinda, Zuhruf sûresinden sonra indirilmistir. Adini, onuncu ayetinde geçen ve Kur’an’i terk eden toplumlarin basina gelecek felâketlere isâret eden “duhân: duman, sis” kelimesinden almistir. 59 ayettir.