20. "Şüphesiz ki ben, beni taşlamanızdan, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığındım."
20. "Şüphesiz ki ben, beni taşlamanızdan, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığındım."
﴿٢٠﴾
“Çünkü ben size mübîn bir sultan, peygamberliğimi belgeleyen apaçık bir delil getiriyorum“ fakat onlar, kendisine taşlama tehdidinde bulundular. Bunun üzerine O, şöyle dedi: ”Ben, sizin beni taşlarlarecmetmenizden dolayı benim ve sizin Rabbinize sığındım.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ve ben, beni taşlamanızdan sizin de Rabbiniz olan Rabbime sığındım.
Şüphesiz ki beni taşlayarak öldürmenizden benim de sizin de Rabbiniz olan Yüce Rabbime sığındım.
Ben, beni taşlamanızdan, benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a sığındım.
"Allah’a baş kaldırmayın. Kuşkusuz size, söylediklerimi kanıtlayacak açık bir delil sunacağım. Beni taşa tutmanıza karşı, benim de rabbim, sizin de rabbiniz olan Allah’a sığınırım. Eğer bana inanmazsanız bari yolumdan çekilin."
Biliniz ki, ben, sizin beni taşlamanızdan (döğüp öldürmenizden) Rabbime ve Rabbinize sığınırım.
«eni taslamanizdan oturu, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a sigindim.»
Hem beni taşlamanızdan, benim de Rabbim, sizin de Rabbınız (olan Allah)’a sığındım.
Gerçekten ben, beni taşlamanızdan dolayı benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığındım.
«Şübhesiz ki ben, beni taşlamanızdan, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz (olan Allah) a sığındım».
Ve (şöyle dedi:) `Şübhesiz ki ben, beni taşla(yarak öldür)menizden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan (Allah`)a sığınmışımdır.`
Beni taşlamanızdan ötürü; benim de Rabbım, sizin de Rabbınız olana sığındım.
«Ve şüphe yok ki ben, beni taşlamanızdan Rabbime ve Rabbinize iltica etmişimdir.»
Ben, beni taşlayıp öldürmenizden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığındım.
(19-21) Sakın Allah’a baş kaldırmayın, zira ben size apaçık bir delil getiriyorum. Beni taşlayıp öldürmenizden, benim de sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığınıyorum. Bana inanmıyorsanız, bari beni kendi halime bırakın (bana kötülük etmeyin)."
Mekke döneminin ortalarinda, Zuhruf sûresinden sonra indirilmistir. Adini, onuncu ayetinde geçen ve Kur’an’i terk eden toplumlarin basina gelecek felâketlere isâret eden “duhân: duman, sis” kelimesinden almistir. 59 ayettir.