67. Çünkü âyetlerim size okunurdu da siz buna karşı büyüklük taslayarak arkanızı döner geceleyin toplanıp hezeyanlar savururdunuz.
67. Çünkü âyetlerim size okunurdu da siz buna karşı büyüklük taslayarak arkanızı döner geceleyin toplanıp hezeyanlar savururdunuz.
﴿٦٧﴾
Ona Kâbe ye yahut Harem-i şerife, biz onun ehliyiz, emniyet içindeyiz. Diğer insanlar yurtlarında böyle değildir bahanesiyle inanmayı kibrinize yediremiyor, müsamereler yaparak geceleyin cemâat halinde Beytullah’ın etrafında sohbetler yaparak Kur’ân’ı terk ediyordunuz. Âyet-i kerîme’de geçen “samiren” kelimesi hâl'dir. Âyet-i kerîme’de geçen “ Tehcurun“ Bu şekilde sülasi babından okunduğunda Kur’ân’ı terk ediyorsunuz. Rubaiden okunduğunda peygamber ve Kur’ân hakkında hezeyanda bulunuyorsunuz manasını ifade etmektedir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Bununla (Kabe ile) başkalarına karşı büyüklük taslıyor, gece vakti de (Kur'an hakkında) batıl sözler söylüyordunuz.
Harem (Kâbe) ehli olduğunuzu iddia ederek insanlara karşı büyüklük taslayarak bunu yapıyordunuz. Sizler Harem ehli değilsiniz; çünkü oranın ehli, takva sahipleridir. Sizler, geceleyin onun etrafında kötü sözler söylüyor ve onu yüceltmiyorsunuz.
Çünkü âyetlerim size okunurdu da, siz, buna karşı kibirlenerek arkanızı döner, geceleyin (Kâbe'nin etrafında toplanarak) hezeyanlar savururdunuz.
Zira âyetlerimiz size okunurdu da ona arkanızı dönerdiniz; gece sohbetleri yaparken büyüklük taslayarak onun hakkında hezeyanlar savururdunuz.
Kur’an’a baş kaldırıb geceleyin toplantılar yaparak hezeyanlar savuruyordunuz.
(66-67) «Ayetlerim size okundugunda buyukluk taslayip, gece agziniza geleni soyleyerek ardiniza donuyordunuz.»
(66-67) Âyetlerimiz cidden size okunuyordu, ama siz onu onurunuza, gururunuza yediremiyerek geceleyin yakışıksız sözler söyleyerek ökçeleriniz üzerine gerisin geri dönüyordunuz.
Kafa tutardınız ve geceleyin hezeyanlar savururdunuz.
(66-67) Karşınızda âyetlerimiz okunuyordu da siz bunu kibrinize yediremiyerek gerisin geri dönüyor, geceleyin de (cemâat hâlinde ve Beytin etrafında) hezeyanlarda bulunuyordunuz.
(66-67) `Hakikaten âyetlerim size okunuyordu da, büyüklük taslayanlar olarak ökçeleriniz üzerinde geriye dönüyordunuz; geceleyin toplanarak saçmalıyordunuz.`
Büyüklük taslıyor, gece ağzınıza geleni söylüyordunuz.
«Onunla böbürlenerek geceleyin konuşan bir cemaat halinde hezeyanlarda bulunuyordunuz.»
Ayetlerimize dudak bükerek gizli toplantılarınızda saçmalıyordunuz.
(66-67) "Âyetlerim size okunduğunda, siz kibirlenerek sırtınızı çevirirdiniz, geceleyin onun aleyhinde ileri geri konuşarak saçmalardınız."