102. Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
102. Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
﴿١٠٢﴾
Kimin tartıları iyilikleri ağır gelirse, işte onlar felâhbulanların umduklarına nail olanların ta kendileridir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Kimlerin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa ermişlerdir.
Kimlerin iyilikleri (sevapları) kötülüklerine üstün gelerek, tartıları ağır gelirse; işte istediklerine kavuşup korktuklarından uzaklaştırılarak kurtuluşa erenler bunlardır.
Artık kimlerin (sevap) tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
O zaman kimlerin tartıları ağır gelirse işte bunlar kurtuluşa ermiş olacaklar.
O zaman (kıyamette) kimin hasenat tartıları ağır gelirse, işte onlar zafere kavuşacaklardır.
Tartilari agir gelenler, iste onlar kurtulusa ermis olanlardir.
(102-103) Artık kimin terazide tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin kendileridir. Kimin de terazide tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerine zarar verenlerdir; Cehennem’de devamlı kalıcılardır.
Böylece kimlerin tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
Artık kimin (sevab) tartıları ağır gelirse onlar korkduklarından emîn, umduklarına nail olanların ta kendileridir.
Artık (sevab cihetiyle) kimlerin tartıları ağır gelirse, işte onlar gerçekten kurtuluşa erenlerdir!
Tartıları ağır gelenler; işte onlar, felaha ermiş olanların kendileridir.
Artık kimin tartıları ağır gelirse işte felâh bulmuş olanlar, onlardır.
Kimlerin tartıları ağır gelirse onlar kurtuluşa ermişlerdir.
O gün kimin iyilikleri mizanda ağır basarsa onlar kurtulacaklar.